Harf devrimi kütüphanelerimizi dilsizleştirmişti. Tek parti, çelik bir korse giydirmişti şuura. 60'lardan sonra setler yıkıldı, izm'ler bulanık bir sel gibi aktı ülkemize.
bugün iki cenaze vardı. birini defnetmeye giderken, sağlık ekipleri diğerine müdahale ediyordu. yarın da onu defnedeceğiz. tüm bu fâniliğin, yaşanmışlığın, acizliğin karşısında kocaman "ölüm" denilen bir hakikat bizi bekliyor.
Önce, kendimizi tanımalıyız. Maziden koparılmışız. Cami avlusunda bulunmuş bir çocuk şuursuzluğu içinde çırpınıyoruz. Nasıl bir tarihin çocuklarıyız? Ne soran var, ne bilen.