ALINTIDIR...
Büyük, büyük yayınevlerini sevmeyin...
Ne güzel kitaplar basıyorlar diye hiç de onlara paye sunmayın.
Ömrünün, okumayı söktükten sonra kitaplara olan bağlılığını, Elli yıldır kitapevlerinin kapılarını aşındırmayı, kırk yıldır sahaf sahaf gezmeyi, son onbeş yılını yayıncılığın ciğeri, kalbi, atardamarı olan ''Cağaloğlu'nu yaşam yeri gibi kabullenmiş biri olarak...soruyorum!
Ülkemizde kitaplar niçin pahalı, diye hiç düşündünüz mü.?
25 tl'ye satılan bir romanın, matbaadaki baskı masrafı, kapak, kağıt, baskı, ciltleme vs dahil toplam kitap giderinin, yani maliyetinin 2,5 ile 3 tl. arasında olduğunu düşünebiliyor musunuz?
daha basit ve gerçekci bir yaklaşımla somut bir örnek: elinize çok satan kitaplardan ortalama 320 sayfa bir kitap alın. Kitaplar genelde 16 sayfalık bir forma üzerinden sayfa düzenlemesi yapılır. ''bu eski baskı tekniğinin bir zorunluluk halidir''. bu kitabın bugün için baskı, kağıt, kapak masrafları dahil maliyeti 2 ile 2.5 Tl yi geçmez.
Buraya sadece ve sadece bir ''Telif'' kısmını ekleyeceksiniz. En babayiğit, en çok satan, en çok okunan, en, en yazarların bile ''telif'' ücreti yüzde 10'u geçmez.
Çoğu yazar da telif ücretini kitap basıldıktan sonra yalvar yakar alır...kendince kitabım basıldı diye sevinir...Eşini dostuna imzalayıp vermek için yayınevinden kendi parasıyla ''telifden düşülür'' alır.
Eskiden kapak tasarımcıları vardı, bu ressamların en önemli işleri sadece ''kitapkapağı resmi'' yapmaktı. Artık bunlara da para yok...Son zamanlarda çıkan kitapların kapaklarının rezilliği ortada. Çalıntı ressam tabloları veya, basit grafik tasarımlar. Zaten şirkette çalışan grafiker her işi yapabilir.
En babayiğit ressama bir kapak yaptırsan vereceğin para 300-500 tl arası. Bir kitabı 3000 basarsan kapak nerdeyse 10 kuruş.
Bu söylediklerimin