Murat Doguruci

Murat Doguruci
@murat190721
Bir kitap al, dünyanı değiştir!
Oscar Wilde'ın yaşamla estetik arasında çöpçatanlık yaptığı bu roman; felsefi iklimde geçerek beni aforizma yağmuruna tuttu diyebilirim. Hikayenin başında Lord Henry, Basil Hallward ve Dorian Gray'i birbirinden apayrı ama yan yana geldiğinde arapsaçına dönen karakterler olarak tanıyoruz. Dorian'ın kendisine aşırı zaafı olan ressam dostu Basil üzerinden aykırı düşüncelere sahip Lord Henry ile karşılaşması hayatındaki dönüm noktası olur. Basil Dorian'a ne kadar manevi olarak bağlanıyorsa Dorian da Henry'e o kadar fikren alışıyor ve ondan kendini alamıyordur. Genç Dorian'ı kendi tazeliğine ve kendi güzelliğine aşık eden Basil ve Henry, Dorian'ın gönlünü bir tiyatrocu güzele kaptırmasıyla kafaları karışır ve hiç beklenmedik bir gelişme Dorian'ın yaşamına farklı yön verir. Dorian Gray'in portresi ruhsal evrilişine şeytani bir rehber olmaya çoktan başlamıştır. Herşey artık ilahi bir sona doğru yakınlaşmaya gidecektir. Lord Henry gerçekten argümanlarıyla insanı baştan çıkarıyor ve kendine çekiyor. Basil Hallward'ın sanatı ve romantikliği, yaşamını eline yüzüne bulaştırıyor. Dorian Gray ise şeytana çoktan "ruhuma sahip olabilirsin ama bedenime asla!" demiştir. Kitabın ilk yarısı beni etkilerken ikinci yarısından tatmin olamadım ve kurgusunu başarılı bulmadım. Wilde'in betimlemeleri ne kadar şairane olsa da (zaten en büyük şairlerden) yaşadığı dönemin estetik geleneklerine çok değinmesi okurunu bazı bölümlerde çok zorluyor. Ben okuduğuma memnun oldum ama genel okuyucunun beğeni ortalamasının altında kalacağını düşünüyorum. Edebiyat dünyasında önemli bir yeri olan bu romanı, Oscar Wilde'ın özel hayatı ve tek romanı olması daha ilgiye değer kılıyor. Sanırım herkes kitaptan istediğini alıyor; kitap bana eşcinselliği tanımlamadı, beni ahlakdışı da bırakmadı. Wilde'ın edebi
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şu çılgın, kıran kırana yaşam savaşında hepimiz dayanıklı bir şeylere sahip olmak isteriz, bu yüzden de yaşam kavgasındaki yerimizden olmamak için kafamızı süprüntülerle, olgularla doldururuz.
1000Kitap
Bazı şeylere denk gelişler tesadüfi değildir asla. Hayatta olan şeylere “neden” diyen kimse acemidir. Önüne açılan yoldan yürü. Şöyle olsaydı, böyle olsaydı daha iyi olurdu, diye vehmettiğin tüm yollar, kaderin dışındadır. Kaderin dışında olansa yok hükmündedir.
1000Kitap
“Sevmek, umursamaktır. İzleyici olmamak, sorumlu olmaktır. Onun ihtiyaçlarına karşılık vermektir; ifade edebildiği ama özellikle de ifade edemediği ya da etmediği ihtiyaçlarına cevap vermektir.” — Erich From, Sevme Sanatı
1000Kitap
Erich From, Sevme Sanatı kitabında; “Bir insan başka birine sahip olduğu en değerli şeyden, ‘yaşamından’ verir. Sevinçlerinden, anlayışından, bilgisinden, üzüntüsünden içinde canlı olan her şeyden.” der ve ekler; “Bazen bir şeyler vermek için bir bakış bile yetebilir.
1000Kitap