Murat

Murat
Yazıların ‘tamamı’ şahsıma aittir.

Murat

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
2026 2. kitabı
Nurullah Genç
9/10 · 2.674 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çok sevdiğin bir kitabın son satırları gibiydi sana veda etmek. Bitsin istemiyorsun, kapağı kapatmak istemiyorsun. Her şeyi unutup en başına dönmek; o heyecanları tekrar tekrar yaşamak, ağlamak, merak etmek, özlemek, mutlu olmak istiyorsun. Bitirmek istemediğinden, kendi kendini kandırarak, anladığın hâlde başına dönüyorsun cümlenin. Hoşuna giden yeri tekrar tekrar okuyorsun. Devam etmek, sona gelmek istemediğinden; bozuk bir saatin ileri gitme çabası gibi iki geri bir ileri yavaşlatıyorsun kendini. Takılı kalıyorsun. Biliyorsun, kapağı kapattığın an inanılmaz bir basınç hissedeceksin göğüs kafesinde. Cesaret edemiyorsun ama önüne de geçemiyorsun. Ruhumu dansa kaldıran kadın, Hangi şiir dengindir senin? Sığmaz hiçbir dizeye adın... ✍️ Murat
Edebiyat
Umarım ki bu dünyadan kırgın ayrılmayız. Lakin her şeyimiz yarım kalacak. Bir şarkı yarıda kesilecek, bir at yelelerini rüzgâra teslim edemeden yığılacak. Gözlerimiz son kez uzaklara bakarken, içimizde bitmemiş bir mevsimin soğuğu kalacak. ✍️ Murat
1000Kitap
Ve işte temize çıktık; o gürültülü caddelerin, o ceketli bayların uzağında, Geriye dönecek bir köprü, sığınacak bir gölge bırakmadım arkamda. Çünkü bilirim, modern bir kentin sokaklarında aşkı aramaya çıkanlar, Eve hep ceplerinde bir yenilgi, kalplerinde bir akşam faturasıyla dönerler. Ben o faturaları yırttım, o kariyer planlarını, o kibar yalanları bastım bağrıma, Bir tek senin o uzlaşmaz, o çocuksu hırçınlığını aldım yanıma. Bize ne suni ışıkların aydınlattığı o konforlu cehennemden? Biz ki etimizle, kemiğimizle, o kadim toprağın sancısıyla büyüdük, Ölüm dediğin nedir ki? Bir gömleğin çıkarılması gibi sade ve dürüst olmalı. Şimdi vur mühürlerini göğsüme, kilitlesinler kapıları üstümüze, Bırak, o akıllı adamlar kendi steril laboratuvarlarında arasınlar hayatı. Biz, bir nehir kenarında, bir buğday tanesinde bulduk esaretin en güzelini. Eğer dünya dedikleri bu borsa, bu beton, bu ambalajlı cinayet şebekesiyse; Ben o dünyadan istifa ettim, senin o vahşi hürriyetine iltica ettim. Çek tetiği, varsın fırlasın ruhum o kurşuni ve mukaddes sabaha; Çünkü senin kalbinden başka hiçbir yerde, Tarih bu kadar haklı, bu kadar temiz yazılmadı. ✍️ Murat
1000Kitap
Varsın fırlasın ruhum, varsın yırtılsın o süslü kartonpiyerler, Çünkü gövdemiz, bu plastik asrın vitrinlerine sığmayacak kadar ağır. Ben senin kapına telsiz telsiz, telgraf telgraf ayrılıklardan geçip geldim, Cebimde modern zamanların o kirli, o hileli bozuk paraları olmadan. Bize öğretilen o kibar intiharları, o sigortalı yaşamları reddettim; Bir kentin asfalta gömülmüş kalbini söküp de geldim sana. Eğer sevmek, bir meydan savaşında sancaktar olmaksa şayet, İşte göğsüm; ne arkasında bir kalkan var ne de bir ricat emri. Soruyorlar şimdi o soğuk odalarda, o resmi evrakların arasında: "Neyine güvendi bu adam, hangi mevzuata, hangi borsaya?" Bilmiyorlar ki insanın insanı vurduğu bu rasyonel kıyımda, Ben sadece senin o vahşi, o ehlileşmemiş adaletine güvendim. Ne televizyon ekranlarındaki o sahte hürriyet ne de sendikalar; Bizi kurtarsa kurtarsa, gözlerinin o amansız ihtilali kurtarır. Şimdi bütün fabrikalar dursun, bütün çarklar sussun o batı çöllerinde, Çünkü biz, elenmiş unların, paketlenmiş ekmeklerin ötesinde bir acıkmayla sevdik. Al beni, bu kibirli çağın istatistik verilerinden çıkar, Bir nehrin yatağını bulduğu o ilk çıldırasıya coşkuya fırlat. Çünkü kapına gelen adam, dünyaya söyleyecek sözünü tüketmiş bir fedaidir; Ve sen, ey merhameti fırtınalar koparan sevgili, Beni ancak senin o keskin şeriatın temize çeker. ✍️ Murat
1000Kitap