Gazeteci-yazar Sevim Dabağ'ın bu çalışması çok kıymetli. Ölümün elinden tam zamanında kurtarılmış anılar dizisi. Şair eşleri ile (ki bunlar şair, bin türlü tuhaflıklar içeren, sıradan olmayan kişiler) yapılan bu söyleşiler edebiyatımızda önemli bir boşluğu dolduracak türden.. Dranas'ın kayınvalide fobisi, Yücel'in köylülere 'Tohum Bankası kurun' bilgeliği, Zühal Tekkanat'ın daha doğrusu Elif Sorgun'un sadakati, Vildan Saraç'ın Tahsin Saraç'ın bitmez tükenmez enerjisini tek cümlede özetlediği 'Adam ortada yok ki anı da olsun' çıkışı.. Tüm bu doyumsuz sohbetlerin tamamına kapı aralayan bu eserin yazarına ne kadar teşekkür edilse, az kalır kanaatindeyim.
Gezindim Boş OdalardaSevim Dabağ · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201131 okunma
Kitap yazmak yeni bir şeyler söylemek gerektirir. Önceden söylenmiş olanları tekrarlayan çok kitap var. Bu kitap kesinlikle bilmediğim çok konudan bahsediyor.
Turgut Akaslan, son kitabı 'Yoksulluğun Tarihi'nde mülkiyet konusunu sorguluyor; tüm yoksullar adına.. Yazar, 'Gelmiş geçmiş tüm gariplere sonsuz saygıyla' notunu düşüyor girişte, onlara ithaf ediyor kitabını. 'Şükür' ve 'sabır' kelimelerinin toplum hayatındaki yerini kitap boyunca irdeliyor. Bu kelimelerin samimi bir şekilde sadece yoksulların dilinde dolaştığını çok canlı roman karakterleri ile ortaya koyuyor.
Bu kitabın satır aralarına iyi dikkat edildiğinde bir mülkiyet ve varoluşçuluk sorgulaması yapıldığını göreceksiniz. Lakin felsefe kitaplarının okuyucuyu yoran, bunaltan bir tarzıyla değil.. Karakterleri Türkiye gibi, bizden. Ve kitap, bir solukta okunmalık.. Daha iyi insan olabilme iddiasını sürdüren tüm dünyalılara tavsiye ederim. Bu iddiaya mutlaka katkı sunacaktır.
Birbirini destekleyen iki kıymetli söz...
“Ne zaman yoksulluk bir kapıdan girerse, din başka bir kapıdan çıkıp gider!” Ebuzer
"Bu dünyada öylesi aç yaşayan insanlar var ki, tanrı onlara ancak bir somun ekmek suretinde görünebilir." Mahatma Gandhi
Aktaş'ın şiir tahlillerini takdir eden çok önemli isimler var. Türk edebiyatının yaşayan önemli isimlerinden Hilmi Yavuz, bilindiği gibi Şeyh Bedrettin'i Nazım Hikmet'ten sonra şiirinde işlyen en önemli isimdir. Hilmi Yavuz, Aktaş'ın 'Yeni Türk Şiirinde Şeyh Bedrettin' adlı kitabında yer verdiği şiir tahlilleri için şu ifadeleri kullanıyor:
"Sevgili Hasan Hocam, dün bir kez daha benim "Bedreddin Üzerine Şiirler' için yazdıklarınızı okudum ve şu kanıya vardım: Siz, gerçekten kimsenin fark etmedikleri incelikleri fark eden ve bunların ayırdında olmayan ahmakları teşhiste ve teşhirde usta bir bilgesiniz. Var olun."