Aradığın için bulamıyorsun. İnsan ararsa bulamaz, demişti Reis. Peşinden koşarsan kaçar. Ama ondan vazgeçersen, aramayı kesersen, o gelip bulur seni. Onu beklemediğin zaman omzuna konar.
Şimdi dünyayı uzaylılar işgal etse, dünya halkı olarak ne kadar yakınlaşırız birbirimize, öyle değil mi? Şu ülke bu ülke, siyah beyaz demez, uzaylılara karşı hemen birlik oluruz. İşte, benzerlerimizi üreten, karşıtlarımız. Sanıldığı gibi benzerlerimizin kendisi değil. Nitekim benzer diye bir şey de yok.
Derdimi, bulduğum bütün kağıtlara yazdım. İstasyondaki bütün kağıtları bir bir doldurdum, mühürledim, yolladım. Derdimi benim gibi ücra yerlerde, benim gibi üç kelama muhtaç penceresiz denizcilere, çatı kartlarını mecburiyetten mesken tutmuş, benim gibi üç kuruşa muhtaç sefil romancılara, üç adım için üç takla atan biçare habercilere yolladım. Olur da bir gün duvarda, bir kitapta, bir cam yahut bez parçasında bu yazdıklarıma rastlayacak olursanız, lütfen sesime kulak verin. Ben Osman Ali. On dokuz yaşındayım. Size 1947 yılından yazıyorum. Dokuz yıldır trenlerin geçmediği Küçükhisar Tren İstasyonu'nda beş yıldır tren bekçiliği yapıyorum ve istifa etmek istiyorum.