"Burada ne yapıyorsun, Christy Brown? Bütün bunlar benim için ne anlama geliyor? Klinik denen bu yer, önlükleriyle dolaşan bu iki doktor, çarpık vücutlu ve kafaları sallanan bu sakat çocuklar... Bütün bunlarla ne yapacağım? Evde, yatak odamda yazı yazmak varken neden burada, but garip yerdeyim?"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sol ayağım! Ama bu benim her şeyimdi. Sirf onunla konuşabiliyor, onunla yaratabiliyordum. Dış dünyayla olan iletişimimde tek aracımdı, diğer insanların zihinlerine ulaşa bilmemin ve kendimi anlaşılır ve anlamlı kılmamın tek yoluydu. Geri kalanım işe yaramaz ve değersizdi. Sol ayağım, bütün vücudumun çalışan tek yeriydi. Onsuz yitik, sessiz ve güçsüz kalırdım.
Mona, gideceği dansı unutmuş, elindeki pudra süngerini lime lime ediyor ve bana gülümsüyordu. Peter, sevgili ağabeyim Peter ise çayına şeker yerine iki kaşık tuz atmıştı.