Murat değerli

Murat değerli
@muratdegerli
Kendimi anlatayım elinden geldiğince insan olmaya çalışan biri insan olmak zor zanaat
lojistik yönetimi
ön lisans
istanbul
103 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
10/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2023 13:53
çok güzel ve akıcı bir kitap bir körlük salgınında insanların neler yaşayacağını neler yapacağını gayet güzel işlemiş bir kitap sadece bir göz doktorunun eşinin gözleri görüyordur ve eşlik ettiği grubu yönlendiriyor
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Reklam
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 59. kitabı
Sadece büyük korku klasiği Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’ın değil, en sevilen çocuk klasiklerinden Define Adası’nın da yaratıcısıdır Robert Louis Stevenson. Sessiz sinema günlerinden beri yönetmenlerin ilgisini çeken bu fantastik romanın kimi zaman komedi ya da parodileri tarzındaki uyarlamaları da yapılmış, ancak hikaye daima korku türü içerisinde düşünülmüştür. Oysa metinde fiziksel değişim şeklinde karşımıza çıkan iyi ve kötü temsilleri bir kişilik bölünmesi metaforundan başka bir şey değildir. Korku öğesi ise hikayenin kendisinden çok insan doğasındaki bastırılmış şiddeti farketmişliğimizden kaynaklanan dışsal bir özellik olarak okunabilir. İnsan kişiliğinin iyi ve kötü olmak üzere ikiye ayrıldığını düşünen Dr. Jekyll, laboratuarında yaptığı bir iksirle bastırılmış diğer benliğini özgürlüğüne kavuşturmuştur. Böylelikle zaman zaman değişim geçirerek kötü Hyde kimliğine bürünebilmekte, ancak her seferinde ilacın etkisi geçtiğinde yeniden iyi yanı, yani Dr. Jekyll geri dönebilmektedir. “Hemen o anda iki değişik kişi gördüm önümde: küçük bir adam ağır ağır doğu istikametinde ilerliyor, sekiz on yaşlarında bir kız çocuğu canı burnunda karşı sokaktan aşağı koşuyordu. Sonra azizim, doğal olarak bu ikisi köşede birbirlerine çarptılar; ve hikayenin korkunç kısmı da o zaman başladı zaten. Adam sakin bir edayla vücuduna basarak yerde yatan çocuğun üzerinden geçti ve zavallıyı çığlık çığlığa o halde bıraktı. Kulağa önemsiz geliyor belki, ama görmesi çok fenaydı bu sahneyi. İnsan gibi değil de sanki lanetli bir put gibiydi bu adam. Hemen seslendim, koştum, adamı yakaladım ve çığlık çığlığa yatan çocuğun çevresinde şimdiden oluşmuş insan kalabalığına doğru sürükledim onu. Adam çok sakindi ve hiç itiraz etmedi, bana şöyle bir baktı sadece ve bakışı o kadar çirkindi ki, üzerimden ter
Doktor Jekyll ve Bay Hyde’in Tuhaf HikayesiRobert Louis Stevenson · Everest Yayınları · 202027,1bin okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2022 58. kitabı
Yayımlandığı yıllarda büyük yankı uyandıran ve ekolün en başarılı örneklerinden biri olarak kabul gören Böcek, bugüne göre de oldukça sıra dışı bir karakter tanımlama ve olay örgüsüne sahip. Paul Lessingham, geleceği parlak bir politikacıdır. Kusursuz ve materyalist dünyasında doğaüstü güçlerin varlığını sorgulamaya gerek duymamıştır. Ta ki Mısır’dan gelen gizemli varlığın ihtişamlı bedeniyle tanışana kadar. İstediği zaman biçim değiştirebilen, insanları hipnotize ederek dediklerini yaptıran böcek, Leesingham için nehirlerin tersine akmasıdır. Akıcı diyaloglar ve heyecan yüklü olay örgüsüyle Böcek, edebiyat ve sinema tarihinde tartışılmaz bir öncü rol üstlenen Dracula’yla aynı yıl yayımlanmasıyla ayrı bir önem taşıyor. “Orada benimle birlikte olan şey neydi bilemiyordum; tahmin bile edemiyordum. Zihinsel düzenimdeki bir parça aniden felce uğramış gibiydi. Böyle ifade etmek çocukça görünebilir; ama sinirlerim bozulmuş, yorulmuştum; somut olarak söylemek gerekirse, son hareketimle, bir an içinde, habersizce gelen, tuhaf bir duyguya kapıldım, daha önce hiç hissetmediğim, bir daha da hissetmek istemeyeceğim bir şeydi, korkunç bir sıkıntı hissiydi. Olduğum yere çakılıp kalmıştım, kıpırdamaya cesaretim yoktu, nefes almaya korkuyordum. Odada bulunduğunu hissettiğim varlık her ne ise tuhaf, uğursuz bir şeydi.”
BöcekRichard Marsh · Can Yayınları · 201160 okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2022 57. kitabı
Stephen King “Korku edebiyatının geleceğini gördüm, adı Clive Barker’dı” der. King’in, anlatamayacağı korkular üzerine yazıyordu Clive Barker, King bu sebeple böyle bir cümle kurmuş olabilir. Fakat Clive Barker korku yazarı olarak tanımlanmasına rağmen aslında insan psikolojisinden metafiziğe, beden politikalarından kaybolan romantizme kadar pek çok konuda yazan birisi. Art üçlemesinin ilk kitabı Muhteşem Gizli Gösteri’den sonra yayımlanan üçlemenin ikinci kitabı olan Ezelistan (Everville) ilk kitaptan devam eden hikayeyi anlatır. Bu kitapta aynı zamanda Clive Barker’ın Hellraiser kurgusundan tanıdığımız ünlü paranormal dedektif Harry D’Amour ana karakter olarak karşımıza çıkıyor. Art üçlemesinin henüz üçüncü kitabı yayımlanmadı. “Ezelistan’a hoşgeldiniz… Şehrin tepelerinde başka bir dünyanın kıyılarına açılan bir kapı var. Ve tepenin eteklerinde hiç kimse, kaçınılmaz olan değişimden etkilenmeyi başaramayacak. O kapının ötesindeki dehşetleri çok iyi tanıyan Tesla Bombeck ise o eşiği geçmeden önce şehrin geçmişinde yatan gizemi çözmek zorunda…”
EzelistanClive Barker · Oğlak Yayıncılık · 201122 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 56. kitabı
Edgar Allan Poe’nun, yazdıkları kadar yaşam öyküsü de çarpıcıydı. Belki de yaşamındaki zorluklar yüzünden, hem Dünya edebiyatı hem de Batı kültürü üzerinde derin bir etki bırakan olağanüstü öyküler ve şiirler ortaya koymuştur. Psikolojik gerilim unsurunu kusursuzlaştırmış, dedektiflik öyküsünü keşfetmiş ve okuru kendi doğaüstü alemine götürmeyi her seferinde başarmıştır. Kuyu ve Sarkaç’ta Engizisyon’un karar ve uygulamalarının kıskacındaki bir adamın aklı ve mantığı ile bulunduğu korkunç durumla nasıl mücadele ettiğini okursunuz. Öyküdeki tekinsizlik halinin okuyucuda bıraktığı etki had safhaya ulaşır. Edgar Allan Poe bütün öykülerinde olduğu gibi bu öyküye de karamsar ve gizemli bir hava katmıştır. Kuyu, sarkaç, mumlar, adalet anlayışından yoksun yargıçlar ve bağıran insanlar kapitalist düzenin kötü yönlerini simgelerken öyküyü akıcı ve heyecanlı kılmıştır. “Aşağı durmaksızın çaresizce aşağı! Her salınımda soluk alıp çabalıyordum. Üstümden her geçişinde daha da küçülüyordum. Gözlerim en anlamsız umutsuzluğun hevesiyle yukarı ve yanlara gidişini takip ediyordu; ölüm bir kurtuluş olabilirdi ama yine de sarkaç indiğinde, ah, kasılarak kapanıyorlardı! Anlatılamaz! Mekanizmanın yavaş çöküşünün o keskin, parlak baltayı göğsüme nasıl çökerteceğini düşündükçe her yanım titriyordu. Beni titreten umuttu, bedenimin büzülmesini sağlayan. O umut ki, harabelerde zafer kazanan ölülere fısıldayan Engizisyon zindanlarında bile var olan.”
Kuyu ve SarkaçEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 20143,618 okunma
Reklam