“Ölen kişi, düşüncelerinin ölmesiyle ölmüyor. Ölüm, kişinin iç dünyasındaki bir olgudur (sadece bir düşünce olsa bile, dokunulmamışlığını korur), herhangi bir olgu gibi doğal bir olgudur, ne sevindirici, ne de acıklı.”
“Bilincin sınırlanması, toplumsal bir gerekliliktir. Bütün erdemler kişisel, bütün kötülükler toplumsaldır; toplumsal erdem olarak görülen şeyler, örneğin aşk, bencil olmayış, özveri, "şaşılacak ölçüde" gücünü yitirmiş toplumsal kötülüklerdir sadece.”
“İnsanların birlikteliği şuna dayanır: İnsan, kendi varlığının gücüyle aslında kendi içlerinde yadsınamaz olan başkalarının yadsıyormuş gibi görünür; bu da o insanlar için tatlı ve rahatlatıcı, ama gerçeklikten, ve dolayısıyla süreklilikten hep yoksun.”