Daha önce neden okumadım ki dediğim kitapların başında geliyor. Çin medyasının yalanlarını yüzlerine vuruyor. Uygurlara yapılan zulüm öyle büyük ki bunu anlamak için gerçekten oralara gidip gözlemler yapan birilerinin ağzından dinlemek gerekiyormuş. Çinliler gerçekten bütün dünyayı uyutuyorlar. Kitap bitince ordaki insanlar için neler yapılabilir diye düşünmeden duramıyorum. Mutlaka okunması gereken kitaplardan diyemiyorum, çünkü acilen okunması gereken bir kitap bence. (Daha da geç olmadan!)
Keşke daha önce okusaydım dediğim kitaplardan bir tanesi. Batının ikiyüzlülüğünü çok güzel bir şekilde açıklamış. Özellikle genç kardeslerimin okumasını tavsiye ederim.
Medeniyet AklıSavaş Ş. Barkçin · Mostar Yayınları · 201750 okunma
İnsan iradesinin sınırlarını ve potansiyelini keşfetmek üzerine etkileyici bir kitap. İradenin sadece bir doğuştan gelen yetenek olmadığını, pratikle geliştirilebileceğini çok net bir şekilde açıklamış. Özellikle, iradenin bir kas gibi çalıştığını ve doğru alışkanlıklarla güçlendirilebileceğini öğrenmek beni oldukça etkiledi.
Eğer siz de iradenizi güçlendirmek ve hayatınızı daha planlı bir şekilde yönetmek istiyorsanız, bu kitabı mutlaka okuyun. Özellikle hedeflerine ulaşmakta zorlananlar için harika bir başlangıç noktası olabilir.
"Bu komik bir kitap olmayacak. Espri yapmasını bilmiyorum çünkü onları anlamıyorum."
Otizmli 15 yaşındaki bir çocuğun gözünden anlatılan bu roman, hem inanılmaz derecede sürükleyici hem de onun dünyasını çok iyi anlatıyor.
Roman, Christopher’ın komşularının köpeğini ölü bulmasıyla başlıyor. Onun katilini bulmayı kafaya takıyor. Bir Sherlock Holmes hayranı. Ayrıca matematikte çok iyi. Yaşadığı sokaktan öteye tek başına hiç gitmemiş ama astronot olmak istiyor. Dünya üzerindeki bütün ülkeleri ve onların başkentlerini sayabiliyor. Matematikte çok başarılı olmasına karşın insanlarla iletişim kurmakta, onları anlamakta çok zorlanıyor. 7507’ye kadar olan bütün asal sayıları ezbere biliyor, ama kendisine söylenen basit bir yalanı fark etmesi uzun zaman alabiliyor.
Onun bizim bildiğimiz anlamda duygusal bir dünyasının olmaması, “komik”, “üzücü”, “etkileyici” gibi nitelemelere başvurmaması, dünyayı bizim gibi algılamaması, hayal kurmayı korkutucu bulması son derece merak uyandırıcı.
Anne babaların, özellikle öğretmen adaylarının bence kesinlikle okuması gerekiyor.
Süper İyi GünlerMark Haddon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,165 okunma
Uzun zamandır okuduğum en güzel bilim kurgu kitaplarından birisiydi. Kitaplar olmadan yaşamanın hayatımıza neler getireceğini bence çok açık şekilde anlatmış.
Belki de kitapta en dikkat çeken kısım insanların evlerinde, duvarların tamamını kaplayan televizyonlar yer almasıydı. Bu televizyonlar aracılığıyla, insanları aptallaştırıp uyuşturmak için tek kanallı ve sürekli bir takım öğütler veren yayınlar yapılmasıydı. Televizyon yayını başladığı anda hipnotize olmuş gibi herkes yayında yer alan bilgileri tekrarlamaya başlıyordu. Bu şekilde son derece itaatkar, düşünmeyen ve her emre itaat eden bir toplum modeli ortaya çıkarılıyordu. Yazar çok önceden aslında günümüzü tahmin etmemiş miydi? Şu anda evlerimizde duvarlarımızı kaplayan kocaman televizyonlar yok mu?
İnsanlara sanal mutluluk veriliyor. Televizyon insanların herhangi bir şeyi düşünmesini engelliyor, onların yerine karar veriyor ve uyguluyor. İnsanlar mutlu bir hayat sürüyor ama düşünmüyorlar ve sadece yapıyorlar. Devlet ülkede kitabı yasaklıyor. Kitap bulundurmak, okumak ve basmak yasak. Bu kurala uymayanların evi kitaplarla beraber itfaiyeciler tarafından yakılıyor. Kitapların yanmasına izin vermezseniz sizi de kitaplarla beraber yakıyorlar. Evet bu ülkede itfaiyecilerin görevi yangını söndürmek değil, yangın çıkarmak! Benim en çok ilgimi çeken kısımlardan biriydi bu. İtfaiyeciler nasıl olur da yangını söndürmek yerine yangın çıkarıyorlar. Düşünsenize kimse düşünmesin, farklı fikirler ortaya çıkmasın diye bütün kitaplar yakılıyor. Bunların yerine televizyon ve radyoda tek bir yayın aktif hale getirilmiş. Kulağa bir cihaz takılıyor ve uyutulmaya hazır insanlar oluşturulmak isteniyor.
Kendi yaşantımızı, ailemizin yaşantısını bi gözden geçirmek gerekiyor. Dizilerin başından kalkmıyorlar değil mi? Yeter ki