Süper İyi Günler (Ya da Christopher Boone'un Sıradışı Hayatı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.406
Gösterim
Adı:
Süper İyi Günler
Alt başlık:
Ya da Christopher Boone'un Sıradışı Hayatı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
289
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754585728
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Süper İyi Günler ya da Christopher Boone’un Sıradışı Hayatı;

İnsanlar kafamı karıştırıyor. Bunun iki temel nedeni var. İlk neden, insanların hiç kelime kullanmadan bir sürü şey söylemeleri. Siobhan, tek kaşını kaldırmanın bir sürü anlama gelebileceğini söylüyor. […] Bu komik bir kitap olmayacak. Espri yapmasını bilmiyorum, çünkü onları anlamıyorum.

Esrarengiz bir cinayet ve bir cinayeti aydınlatmaya çalışan dünyanın en dikkatli dedektifi Christopher John Franciss Boone. 15 yaşındaki dedektifimiz, yaşadığı bütün ülkeleri ve onların başkentlerini sayabiliyor, bir de 7.507’ye kadar bütün asal sayıları…

Başından sonuna kadar sürükleyici bir tema çerçevesinde yazılmış olması nedeniyle benzerlerinden farklı olan bu kitabın otizm gibi anlaşılması çok zor ve ciddi bir sorunla karşı karşıya kalan ailelerin çocuklarını daha iyi anlamalarında büyük fayda sağlayacağına inanıyorum.
– Prof. Dr. BARIŞ KORKMAZ

Mark Haddon, 1962 yılında İngiltere’de doğdu. Oxford Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi aldıktan sonra zihinsel ve bedensel engeli olan çeşitli yaş gruplarındaki insanlar üzerinde çalışmalar yaptı. Yazarlığın yanı sıra senaryo yazan ve illüstratör de olan Haddon’ın ilk kitabı 1987 yılında yayımlandı. O günden bu yana aralarında Nestle Smarties ödülüne aday gösterilen The Real Porky Philips’in de olduğu çok sayıda çocuk kitabı yazdı. Yazarın yetişkinler için ilk kitabı olan Süper İyi Günler ya da Christopher Boon’un Sıradışı Hayatı, 2003 yılında Vhitbread “Yılın Romanı” ve “Yılın Kitabı” ödüllerini aldı. Haddon halen Oxford’da yaşamakta ve Oxford Üniversitesi’nde yaratıcı yazım dersi vermekte.
289 syf.
Otizm belirtileri gösteren 15 yaşındaki Christopher’in yaşamındaki olaylar ve yazarın gerçek bir otistik çocuk tarafından yazılmış ve dile getirmiş şekilde aktarması inanılmaz okuma zevki veriyor.Mutfaktaki masa ve sandalyelerin bile yerlerinin değiştirilmesine tahammül edemeyen,farklı yemekler birbirlerine karışınca yemeyi reddeden,sarınılmasından ve dokunulmasından inanılmaz rahatsızlık duyan,kalabalık ortamlardan korkan,matematik ve fizik konularında inanılmaz yeteneği olan,muazzam bir hafızaya sahip olan, bizler gibi duygusal çıkarımlarda bulunamayan ve duygusal tepkiler veremeyen ve insanlarla alışılagelmişin dışında yöntemlerle iletişim kuran bu çocukların nasıl hissettiklerini, nasıl algıladıklarını ve etrafında cereyan eden olaylardan nasıl etkilendiklerini ve elbette onların ailelerinin de neler hissettiğini anlayabilmek isteyenler için muazzam bir kitap.Keyifle okudum.
289 syf.
·Beğendi·9/10
Mark Haddon’ınla bu kitap sayesinde tanıştım. İyi ki de tanımışım. Kitabın kapağının, küçük bir çocuğun oyuncak sevgisini simgelediğini düşünmüştüm en başta ama, okudukça o kadar basit bir anlamı olmadığını fark ettim.


Kitaba gelince; kitap 15 yaşındaki otizmli bir çocuğun hayatını konu ediyor. Onun ağzından yazılmış bir kitap. Korkuları olsun, sevdiği sevmediği şeyler olsun, düşünüş ve davranış şekilleri olsun, aslında çoğu insana; bakmakla görmek arasındaki farkı anlatıyor. Bizim korktuğumuz şeyler ona saçma geliyor ve neden saçma olduğunu öyle güzel açıklıyor ki, saçma olduğu kanısına varıyorsunuz siz de. Aslında “bizler” ve “onlar” diye bir ayrım yapmak da saçma bence. Çünkü bir farkımız yok. Tek farkımız hayata farklı bir açıdan bakmak.


Christopher’ı yer yer çok takdir ettim. Hayatını sürekli bir plân içerisinde geçirmek istiyor. Çok dakik, çok disiplinli ve çok düzenli. Günümüzdeki çoğu insanın yapamadığı bir şey bu. Ve plân yapamadığı zaman da, morali bozuluyor ve rahatsızlanıyor. Biz ise koyvermiş durumdayız çoğu şeyi.

Matematiği ve fiziği çok seviyor. Problemleri, süper bir hız ve mantıkla çözüyor. Matematik dehası diyebiliriz sanırım onun için.

Anne ve babaların, otizmli bir çocukları olduğu zaman nasıl davranmaları gerektiğini de göstermesi bakımından; ebeveynlerin de kesinlikle okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sevgiyle ve sabırla, rahatlıkla iletişim kurabilirler.


Önceden de bahsettiğim gibi, bir farkımız yok bana göre. Asla hayattan dışlanılmaması gerek özel insanlar onlar. Bizim gibi düşünüp hareket etmemeleri onları dışlayacağımız anlamına gelmez çünkü.

Tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim..:))
289 syf.
·3 günde
Otobüsle okula giderken peş peşe 4 kırmızı araba gördüm bunun anlamı o günün iyi bir gün olacağıydı.

Kitabı okumadan önce Otizm ile ilgili araştırma yazısı ve makale okumanızı tavsiye ederim, bu şekilde kitabın etkisi kafada daha iyi oturacaktır.

Kitap, 15 yaşında otizm belirtileri gösteren Christopher'in bir cinayeti çözme serüvenini anlatıyor.
Kitabı, Matematik dehası olan ve astronot olmak isteyen Christopher'İn anlatımıyla okuyoruz. Otizmli bir çocuğun dünyaya bakış açısını, duygu ve düşüncelerine tanıklık ediyoruz, onun penceresinden dünyaya bakıyoruz.
Her okurun hayatında en az bir defa okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Peş peşe 4 kırmızı araba görüp iyi bir gün geçirmeniz dileğiyle.. Keyifli okumalar..
289 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Christipher Boone 'un muhteşem hikayesi.15 yaşında otizmli bir çocuğun dilinden yazılmış oldukca sade bir anlatımla yazılan sürükleyici bir hikaye. Dünyayı onun gözünden görmek, hislerine, duygularına tanık olmak... Okunması gereken kitaplardan. Peş peşe 5 kırmızı araba görmeniz dileğiyle :)
289 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Otizmli bir çocuğun gözünden yaşamı anlatılan kitap, otizmli bireyleri ve ailelerini anlamak , farkındalık yaratmak adına oldukça faydalı olmuş. Eğlenceli olduğu kadar da öğreten bir kitap. Kitabın kahramanının ilgi alanlarını , çözebildiği problemleri görünce aslında belki de asıl problem bizde diye düşünüyor insan. Bizim gibi düşünmeyen , olayları farklı algılayıp, yorumlayan, yaşayanları ötekileştirdiğimiz için belki de onlarla iletişim kuramıyoruz. Her şey empati ve sevgi ile başlıyor. Otizmlilerin hassasiyetlerini bilirsek onlarla doğru iletişim kurabilir toplumun dışına itmeyiz. Kitapta ailelerin de yaşadığı zorluklar çok güzel ele alınmış.
289 syf.
·9/10
Zihinsel ve bedensel engelliler üzerine çalışmalar yapan Mark Haddon, bu kitabında bu konudaki bilgileriyle düş gücünü harmanlayarak gayet sürükleyici ve başarılı bir hikaye ile sesleniyor okura.

Çocukların dilinden hikayeler yazmak zordur fakat otizmli bir çocuğun dilinden yazmak daha da zor. Christopher isimli otizmli bir çocuğun başından geçenleri konu alıyor kitap. Kendi gibi özel gereksinimli çocukların bulunduğu özel bir okulda eğitim alan Christopher, üst düzey bir hatırlama ve matematik yeteneklerine sahip bir çocuk... Bu yeteneklerini bir cinayeti çözmek için kullanmaya çalışmasıyla başlayan hikâyesi kısa bir zamanda sürükleyici bir serüvene dönüşüyor.

Kitap kendilerini anlatamayan otizmli çocukların ebeveynlerine, çocuklarının penceresinden dünyaya bakabilmeleri için bir kapı aralıyor. Aynı zamanda ebeveynlere içten içe bir mesaj veriyor: Ayrılırken kendi bencilliklerinizle çocukları bir seçim yapmak zorunda bırakmayın!

Sezai Karakoç şöyle der; "Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı." Bir çocuğun gülüşü de benim için rengarenk yağmurların yağması demektir. Sevgili ebeveynler; çocuklarınızın rengarenk yağmurlar yağdırmasına engel olmayın!
289 syf.
·Puan vermedi
Okuyun okutturun. Otizmi hiç merak ettiniz mi ? Otizmli bir çocuğun ağzından yazılan roman kesinlikle bir çırpıda okunuyor. Şaşırmak, etkilenmek ve büyülenmek o kadar normal ki. Hikayesi ve anlatımıyla bu zamana kadar okuduğunuz hiçbir kitaba benzemeyen bu kitap tam bir başyapıt
289 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Dünyayı otizmli bir çocuğun gözlerinden görmek isteyen bir insan için harika bir kitap. Bunu dışında bizim gerçekliğimiz haricinde de gerçekler olabileceğinin çok güzel bir anlatımı. Tüm eğitimciler okumalı.
289 syf.
·2 günde·8/10
Kitap Christopher'in başından geçenleri konu alıyor. Kendi gibi otistik ve dâhilik arasında gidip gelen çocukların bulunduğu özel bir okulda eğitim alan Cristopher üst düzey bir hatırlama ve matematik yeteneklerini bir cinayeti çözmek için kullanmaya çalışmasıyla başlayan hikâyesi kısa bir zamanda sürükleyici bir serüvene dönüşüyor. Okur, Christopher boone'un aklının içine girmiş gibi hissediyor her satırda. asal sayılar, matematik ve hayat, evren ve insanın evren içindeki varlığı, renkler, insan ilişkilerinin olağan görünen gariplikleri ile ilgili çok açık ve özgün tespitler var. bir yandan da bir çocuğun hayalleri, hayata bakış açısı da harika yansıtılmış. sayfalar arasında klasik eserlere, ingiliz kültürü ve popüler kültüre göndermeler, beklenmedik olaylar da işin cabası. okuyana kesinlikle farklı bir bakış açısı kazandıran kitaplardan.

Keyifli okumalar...
289 syf.
·10/10
Artık duyarken yüz ekşitmekten, söylerken sesimizi alçaltmaktan vazgecsek mi??? Evet, Otizm. Beyindeki norobiyolojik bir farklilik. Nasil duşunduklerini ve neyi neden yaptiklarini anladiginizda onlarla yasamak o kadar da zor ve asla korkunc degil. Inanin. Her gunumde guc aldigim en guzel sey. Bunlardan bir tanesine ozgu bir anlatim.. her birinin cok farkli ozellikleri ve durumlari var bizler gibi..tavsiye ederim. Nöroçeşitlilik zenginliktir. Normal kavrami bir şiddettir.
289 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
  Christopher John Francis Boone, 15 yaşında otizmli bir genç. Hayvanları çok seviyor ve komşularının köpeği Wellington'ın bir tırmıkla öldürülmüş olduğunu görüp katili bulmak istemesiyle başlıyor kitap. Bölüm numaraları 1,2,3 diye sıralanmamış, asal sayılardan oluşuyor 2,3,5,7.. gibi.
  Christopher, Dünya üzerindeki tüm ülke ve başkentlerini ve 7507'ye kadar tüm asal sayıları biliyor. Matematik ve fizik en iyi olduğu dersler. Bilimsel konular ilgisini çekiyor, belgeseller izliyor ve astronot olmak istiyor. Ancak insanları anlamakta zorluk çekiyor. Konuşurken metafor kullanmaları, yüzdeki mimikler ve jestler O'nun kafasını karıştırıyor. Birinin kaşını kaldırmasının o an ne demek olduğunu çözemiyor. Ya da biri kafayı mı yedin derken ne demek istiyor bilemiyor.
  Genç dedektifimiz otizmin tipik özelliklerini taşıyor; dokunulmaktan hoşlanmıyor, biri dokunduğunda, sinirlendiğinde ya da üzgünken çığlık atıyor ve iniltiler çıkartarak kendini sakinleştiriyor. Kalabalıktan yabancılarla konuşmaktan nefret ediyor. Düzeni seviyor, eşyaların yerinin değişmesi onu sinirlendiriyor. Tabağında farklı yemekler birbirine değdiyse asla yemiyor...
 Yer yer kendi yeğenimden de izler bulduğum bu kitabın; otizmi anlamak adına okunması gerektiğini düşünüyorum.  Otizm artık her 68 çocuktan bir tanesinde görülüyor. Farklılıklarına nefretle ya da acıyarak bakılmadan, dışlanmadan, alay edilmeden, sevgiyle büyümek herkes gibi onların da hakkı. Gün içerisinde anlamaya çalıştıkları onca şey varken, üstüne empati yoksunu insanların zorbalıklarına maruz kalmamalılar.
289 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Christopher John Francis Boone.15 yaşında dokunulmaktan,yüksek sesten,kalabalıklardan,bir şeylerin yerlerinin değiştirilmesinden hoşlanmayan ancak bunun yanında uzaydan,yıldızlardan ,matematikten,fizikten vs hoşlanan OTİZMLİ ÖZEL BİR ÇOÇUK .Süper İyi Günler ise onun günlüğü tarzında yazılmış ,onun gibi özel çoçukları daha iyi anlamamızı sağlayacak sürükleyici bir kitap..Okuması ve terapisi bol olan günlerimiz olması dileğiyle (^_^)
" Ama bazen bazı şeylere üzülürüz ama diğer insanlara üzüldüğümüzü söylemek istemeyiz. Bunu sır olarak saklamak isteriz. "
Metafor kelimesi bir şeyi bir yerden başka bir yere taşımak anlamına gelir... Yani metafor kelimesi de bir metafordur.
.. çünkü okulda Yabancı Tehlikesi'nden bahsetmişlerdi, eğer yabancı bir adam gelip seninle konuşursa ve korkarsan hemen bir kadın bulmalısın çünkü kadınlar daima daha güvenlidir.
Bir sürü gizemli şey vardır. Ama bu, bir cevapları olmadığı anlamına gelmez. Sadece bilim adamları henüz cevapları bulamamış demektir.
Mark Haddon
Sayfa 136 - İş Bankası Kültür Yayınları
Çoğu insan kör gibidir ve çoğu şeyi görmezler ve kafalarında bir sürü boş alan vardır ve kafaları genellikle "Acaba evde ocağı açık mı bıraktım?" gibi birbirleriyle bağlantısız ve saçma şeylerle doludur.
Mark Haddon
Sayfa 190 - İş Bankası Kültür Yayınları
Eğer yabancı bir adam gelip seninle konuşursa ve korkarsan hemen bir kadın bulmalısın çünkü kadınlar daima daha güvenlidir

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Süper İyi Günler
Alt başlık:
Ya da Christopher Boone'un Sıradışı Hayatı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
289
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754585728
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Süper İyi Günler ya da Christopher Boone’un Sıradışı Hayatı;

İnsanlar kafamı karıştırıyor. Bunun iki temel nedeni var. İlk neden, insanların hiç kelime kullanmadan bir sürü şey söylemeleri. Siobhan, tek kaşını kaldırmanın bir sürü anlama gelebileceğini söylüyor. […] Bu komik bir kitap olmayacak. Espri yapmasını bilmiyorum, çünkü onları anlamıyorum.

Esrarengiz bir cinayet ve bir cinayeti aydınlatmaya çalışan dünyanın en dikkatli dedektifi Christopher John Franciss Boone. 15 yaşındaki dedektifimiz, yaşadığı bütün ülkeleri ve onların başkentlerini sayabiliyor, bir de 7.507’ye kadar bütün asal sayıları…

Başından sonuna kadar sürükleyici bir tema çerçevesinde yazılmış olması nedeniyle benzerlerinden farklı olan bu kitabın otizm gibi anlaşılması çok zor ve ciddi bir sorunla karşı karşıya kalan ailelerin çocuklarını daha iyi anlamalarında büyük fayda sağlayacağına inanıyorum.
– Prof. Dr. BARIŞ KORKMAZ

Mark Haddon, 1962 yılında İngiltere’de doğdu. Oxford Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi aldıktan sonra zihinsel ve bedensel engeli olan çeşitli yaş gruplarındaki insanlar üzerinde çalışmalar yaptı. Yazarlığın yanı sıra senaryo yazan ve illüstratör de olan Haddon’ın ilk kitabı 1987 yılında yayımlandı. O günden bu yana aralarında Nestle Smarties ödülüne aday gösterilen The Real Porky Philips’in de olduğu çok sayıda çocuk kitabı yazdı. Yazarın yetişkinler için ilk kitabı olan Süper İyi Günler ya da Christopher Boon’un Sıradışı Hayatı, 2003 yılında Vhitbread “Yılın Romanı” ve “Yılın Kitabı” ödüllerini aldı. Haddon halen Oxford’da yaşamakta ve Oxford Üniversitesi’nde yaratıcı yazım dersi vermekte.

Kitabı okuyanlar 626 okur

  • Nigal
  • Fatmanur Gedik
  • Hatice Ucar
  • Morgana Von
  • C
  • Murat Çabuk
  • pelin karslı
  • sude
  • Feyza karaçalı
  • L

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%7.6
18-24 Yaş
%26.1
25-34 Yaş
%36.1
35-44 Yaş
%20.2
45-54 Yaş
%3.4
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81.6
Erkek
%18.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.5 (85)
9
%25.8 (72)
8
%24 (67)
7
%12.9 (36)
6
%4.7 (13)
5
%1.8 (5)
4
%0.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları