"Demek ki son bu -Führer'in üstüne benzin döküp yakmak" diye düşünüp ürperdi Günsche. Ancak Bormann'ın haberi onu pek de etkilememişti. Son denilen şey böyle bir şeydi. Hitler, son günlere kadar Alman subaylarından ve askerlerinden, hatta kadınlar ve çocuklardan bile asker gibi ölmelerini talep etmişti, ama kendisi bunu yapacak güce de cesarete de sahip değildi. Sığınağının kalın duvarlarının ardında saklanan Hitler, kaderin hükmünü olabildiğince ertelemek için sefil bir çaba göstermişti. Ancak Ruslar Şansölyelik Binasının eşiğine geldiklerinde, haysiyetsiz intihara girişiyor, önceden de emir vererek cesedini yaktırıyordu.
Atatürk'ün bize öğrettiklerini, bizim de bize benzer ve bu tecrübelere muhtaç olan memleketlere öğretmemizden daha tabii ne vardı. Fakat Türk aydını bu tarihi misyonunu, ne yazık ki başaramadı.
Burjuvazi, dedi, tarihinde iki defa silahlanır. Birincisi doğarken, Fransız İhtilali onun birinci silahlanmasıydı. Şimdi de faşizm, onun ikinci ve son silahlanmasıdır. Almanya, belki de faşizme gebedir!