Sabah erken vakitlerde çarşıya çıkınız; o vakit İstanbul başka bir İstanbul’dur. Esnafın dükkân açışı, insanların telaşı, simitçinin sesi… Hepsi bir musikî gibi kulağa gelir.
İstanbul’un sokaklarında gezdikçe insanın gönlü açılır. Bir yanda Boğaziçi’nin serinliği, bir yanda dar sokakların kalabalığı… Her köşe başında başka bir hâl, başka bir hayat görünür. Sanki şehir konuşur, sanki taşlar bile hâlini anlatır.
"Anne!"
"Ne var... Ay çıldıracağım!..."
(Biraz küçüğü) "Anne!"
"Hasbinallah! Ne var?"
(Biraz daha küçüğü) "Anne!"
"Aman yarabbi! Mübarek günde yarabbi..."
(Biraz daha küçüğü) "Anne!"
(Gırtlağın var kuvvetiyle) "Annesiz kalın..."