Bir gün, savaşta harabeye dönen Halep Emevi Camii tekrar ihya edilip, bahçesinde güvercinler yeniden kanat çırpmaya başladığında, o zamana şahitlik edecek insanlar, vaktiyle burada yıkıcı bir fırtınanın estiğini akıllarına hiç getirmeyecekler bile.
İnsanoğlunun hafızası böyledir. Bu hem zaafımız hem de yaşama tutunma gücümüzdür.
Sürekli değişen ve dönüşen, tekrar tekrar yıkılıp yapılan bir coğrafyada yaşamak, bugün gördüklerimizin yarın yok olabileceğini düşündürüyor.
Ortadoğu'nun yazgısı zaten böyle şekillenegelmiş.