Şeyda

Şeyda
@murekkepce
Oku! Şayet sana hisli bir yürek lazımsa...
Puan vermedi·344 syf.··
2023 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2023 14:56
"Zor zamanlar güçlü insanlar yetiştirir" diye bir söz okumuştum. Kitabın başından sonuna kadar zihnimde hep bu cümle yankılandı. Nurullah Genç hayatını okumadan önce de çok sevdiğim bir şairdi ve kesinlikle özel, donanımlı, güngörmüş bir insan olduğunu tahmin edebiliyordum. "Hikayem hayatımdır" diyerek kaleme aldığı bu eseri okuyarak kendisini daha yakından tanımak güzel bir deneyimdi. Yetiştiği aile ve çevre, vermiş olduğu hayat mücadelesi, karşılaştığı insanlar ve bunun neticesinde yaşadıklarını, üzerinde emeği geçen insanları unutmayarak her daim vefa içerisinde olan bir insan... Kitabı okurken unutmaya yüz tuttuğumuz duyguların günümüzde bizde ne denli büyük yaralar açtığını tefekkür ettim. İrfan medeniyetimizin öğütlediği güzel ahlak, karşılıksız iyilikte bulunmak, hüznü de neşeyi de bir arada yaşamak, samimiyet, azim ve sebat, vefa... Maalesef yaşadığımız şu global dünyada bu ifadeler zaman zaman teoriden öteye geçemez durumda kalıyor... Kitap Nurullah Genç'in çocukluktan şu zamana kadar yaşamış olduğu hatıralardan oluşuyor. Kış günü soba sıcaklığında bir büyüğümünden hatıralarını dinliyormuş hissiyatı ile okudum. Tavsiyemdir:)
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,017 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2021 23:43
700 küsür sayfalık bir kitabın sonuna gelince insan boşluğa düşmüyor değil tabi. Kitabı kapattığımda hissettiğim şey yorgunluktu. Evet, Şehsuvar Sami ile birlikte o kadar yer gezmiş, o kadar hayal kırıklığı, ümit, kuşku ve heyecan yaşamıştım ki hakikaten onun kadar yorulmuştum. Kitapta şöyle bir cümle geçiyordu ki bence kitabın özeti niteliğinde "Kader karşısında insan hep acze düşermiş." İnsan planlar yapar, kararlar alır, hayaller kurar ama her zaman son sözü kader söyler. Aynen kitabımızda olduğu gibi... Kitap kalemi bir hayli kuvvetli olan, neredeyse herkes tarafından yazar olması beklenir ve istenirken kendini İttihat ve Terakki cemiyeti'nin bir üyesi olarak bulan Şehsuvar Sami'nin yollarının ayrıldığı ama hiç bir zaman unutamadığı sevgilisi Ester'e yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kitabı okurken o dönem hakkında daha fazla bilgi edinmem gerektiğini anladım. Kitapta o dönem bir İttihat ve Terakki cemiyeti üyesinin gözünden anlatıldığı için haliyle çokta objektif bir anlatım değildi. Karakterin düşünceleri, hisleri, bocalamaları çok güzel aktarılmıştı. Şehsuvar Sami ile birlikte oradan oraya koşmak, heyecan , korku, inanç ve pişmanlıklarını hissetmek güzel bir deneyimdi. Kitap bir hayli kalın olmasına rağmen gönül rahatlığıyla hiç bir yerinde sıkılmadım diyebilirim. Tabi uzatılmış kısımlar da yok değildi. Kitapta Ester'in kurduğu bir cümle vardı: “ Ben siyasetten demokrasiden ya da inkılâptan bahsetmiyorum Şehsuvar, hayatın manasından söz ediyorum. Niye yaşıyoruz? Bir amacımız var mı? Var olma meselesi yani, ruhumuzdaki o kadim sızı.” Bu söz ve devamında yaşananlar ile bir kez daha kesin kanaat getirdim ki insan ruhundaki o kadim sızıyı dindirmedikçe, yaşama gayesini bulamadıkça ne yaparsa yapsın asla tatmin olmayacak. Velhasıl kelam ayırabilecek uzunca vaktiniz
Elveda Güzel Vatanım - (Midi Boy-Özel Fiyat)Ahmet Ümit · Everest Yayınları · 201714bin okunma
9/10
·696 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2020 14:00
"SULTAN"'I ÖLDÜRMEK Başta kitabın ismini asıl cinayetimize bağlayamamıştım. İsme tek taraflı bakmıştım. Halbuki isim gayet yerli yerince koyulmuş, zamanla anladım. Ahmet Ümit'in daha önce İstanbul Hatırası kitabını okumuştum ve yazarın yaptığı ters köşeyi uzun bir müddet sindirememiştim. Bu kitabı okuyunca daha iyi anladım ki ters köşe yapmak Ahmet Ümit'in mottosu olmalı. Kitap kalıpların dışına çıkmaya bayılan ünlü tarih profesörü Nüzhet Özgen'in öldürülmesiyle başlıyor. Ve aynı saatte olay mahallinde hazır ve nazır bulunan ana kahramanımız tarih profesörü Müştak Serhazin ile birlikte uzun bir yolculuğa çıkıyoruz . Hakikaten bir hayli uzun 500 küsür sayfa kadar. Kitap boyunca önümüze sayısız şüpheli çıkıyor ve neredeyse hepsinin suçlu olabileceğine ikna olmuşken aklandığına şahit oluyoruz. Ahmet Ümit aslında basit bir cinayeti o kadar süslüyor, hikayeye o kadar insanı dahil ediyor ki insanın zihninde tonla senaryo oluşuyor. Kitap tarih profesörleri etrafında dönünce doğal olarak Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul'un Fethi ile alakalı bir çok tarihî bilgiyi de hikayemiz ile paralel biçimde öğrenmiş oluyoruz. Kitapta bir başka hoşuma giden şey ise psikolojik füg hastası olan Prof.Dr. Müştak Serhazin'in iç konuşmaları oldu. O dengesiz hali konuşmalarıyla çok iyi yansıtılmıştı. Velhasıl güzel bir polisiye romanıydı. Polislerimizde tanıdık ;)
Sultanı Öldürmek (Cep Boy)Ahmet Ümit · Everest Yayınları · 201824,7bin okunma
8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 22:58
Kuşlar yasına gider... İsmi kadar etkileyici bir kitaptı... Bu kitap için bir kelime söyleyecek olsam "bizden" olurdu. Belki yanından habersizce geçip gittiğimiz binlerce insandan birinin hikayesi gibiydi. Kitapta ani çıkışlar, soluk kesici yerler yoktu belki ama kendine çekmeyi son derece iyi başardı. Bu da hiç şüphesiz Hasan Ali Toptaş'ın samimi yazım dilinden kaynaklı. Yazarın dili o kadar samimi ve bizden ki sanki oturmuş çay eşliğinde kahramanımızın yaşadıklarını dinlemiş gibi hissettim. Kitap genel olarak bir baba-oğul ilişkisine dayalı. Zaten arka kapakta yazdığı üzere "Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır." Kitap boyunca bu cümlenin burukluğuyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Son kitabı olmayacağı aşikar... Fazla söze hacet yok. Tavsiyemdir:)
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2020 21:41
"Doğduğun günden beri bir cenk meydanındasın. Peki ya düşmanının farkında mısın?" Ene kitabında insanın nefsini, benliğini ele alan yazarımız Fatih Duman bu kitapta da insanın en zorlu düşmanlarından biri olan kibri konuşturmuş. Her zamanki gibi tek oturuşta bitirilebilecek, sayfaları çevirdikçe bir yandan bitmesin diye dua ettiğim bir kitap olmuş. Karakterlerin ruh ahvali, düşündükleri o kadar güzel tasvir edilmiş ki kendinizi ister istemez kitabın içinde buluyorsunuz. Bu soğuk kış gününde beni sıcaklığıyla alıp götüren bir kitap oldu. Ayrıca sonu da beklenmedik bir şekilde bitti. Yazarın kitaplarının en sevdiğim yönü kişiyi farkında olmadan iç muhasebe yapmaya sevkediyor olması. Tereddütsüz okuyun derim:) Rabbim düşmanımıza karşı Somuncu Baba misali gardımızı iyi almamızı nasip etsin. Zira kimsenin garantisi yok...
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,853 okunma