Bu roman Türk toplumunun psikolojik gerçeklerini, toplumsal yapısını, din anlayışını ve daha birçok özelliğini gözler önüne seriyor. Aynı ülkede yaşayan ancak tamamen farklı üç kişinin yaşamını konu alıyor. Dini kullanarak insanların zihinlerini bulandıran sapık bir adam, kocalarından gördükleri şiddeti gülerek anlatan kadınlar, hapishanelerde ölüme terk edilen gençler, Doğu’da yakılan köyler, İstanbul’un gecekondu mahalleleri, Hizbullah’ın mezar evleri, töre adı altında öldürülen kızlar… Keşke diyorsunuz okurken, keşke tüm bunlar kurgu olsa ama maalesef bunlar yaşadığımız ülkenin gerçekleri.