“Ya hayatlarının anlamını bulamayanlar?” diye söze girmişti kızılderili. “Onlar ne olacak?” “Onlar da göğüslerinde bir et parçasıyla canlı canlı çürüyecekler. Ve buna da yaşamak demeye devam edecekler!”
Ben bira içmek istiyorum, rakı da olur, şarap da olur. Taşı sıksınlar içinde alkol olsun, onu bile içerim. Özellikle bugün, ihtiyacım var, ayıp değil, günah değil. Tamam, biraz günah. Ama ne günah değil ki, bu ülkede yaşamanın kendisi günah! Nefes almamız günah! Bu sefil ruhlarla, bu sefil hayatlarla, ezile büzüle, boyun eğerek yaşamamız günah! Daha üstüne ne günah yazacaklar.
“Bazen sana baktığımda, çok uzak bir yıldıza bakıyormuşum gibi hissediyorum.” dedim. “Göz kamaştırıcı fakat on milyonlarca yıl öncesinden gelen bir ışık. Hatta belki de yıldız artık yok. Yine de bazen o ışık bana her şeyden daha gerçek görünüyor.”