carmilla

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Choi Jin-young, son sözü ;
"nice gün, severken bile "sevmek istiyorum" diye düşündüm. Yazarken de "yazmak istiyorum" diye düşünüyor, apaçık hayatta olduğum halde "yaşamak istiyorum" düşüncesine kapılıp gidiyorum. O halde ben aslında ne yapıyorum? Bilmiyorum."
Sayfa 134 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
carmilla
"Ama sevmek ve yazmak, şu anda benim için "en iyi şey". Yaşadıkça bundan daha iyisini öğrenebilirim; yine de o daha iyi olan her neyse, mümkün olduğunca uzun süre bilmeden yaşamak istiyorum." mart, 2015.
"Hayata dair türlü türlü bilgeliği şaşılacak derecede iyi bilir ama kendi hayatımızı baştan sona belirleyen en temel gerçekleri bilmeden, hatta bazen bilmediğimizi bile bilmeden öylece yaşayıp gittik."
Sayfa 17 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
carmilla
"Böyle sırları bilmemek bazen daha iyidir. Öğrensen ne olacak, kafan karışır, başın ağrır, kimi zaman da kendi hayatını tümden inkar etmek istersin."
"çoğumuz, kuralların ve örneklerin şekillendirici gücü altında, vicdan dediğimiz garip şeyi bir şekilde geliştirebildik, makul surette kabul edilebilir ahlaklı bir karakter edinebildik ancak bazıları, ne kadar iyi etkilere maruz kalsalar da bu yetiye hiç sahip olmadılar."
Sayfa 149 - Tersine Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
carmilla
"Bedenin en ilkel tezahürleri dışında, başkalarını sevmeyi bile başaramadılar. Doğru ve yanlışın nüanslarını zihinsel olarak anlıyorlardı ama hiçbiri bu konularda aynı ahlaki anlayışa sahip değildi. Onlar, ne değiştirilebilen ne de düzeltilebilen gerçek, doğuştan suçlulardı..."
"Hepimiz kadın olduğumuz halde kadının ne olduğunu anlamakta hepimiz zorlanıyorduk. Her davranışımız veya düşüncemiz veya konuşmamız veya hayalimiz ele alınıp derinliğine irdelendiğinde bize ait değilmiş gibi görünüyordu."
Sayfa 383·Kitabı okudu
carmilla
"Ve bu derine kazma işlemi daha kırılgan olanları çileden çıkarıyordu, çünkü özdüşünümselliğin fazlasına dayanamıyor, özgürlük yoluna girebilmek için de erkekleri yok etmekten başka çare görmüyorlardı."