Ahmet Mithat yine kalemiyle ve sürükleyici hikayesiyle bizleri şaşırtmamış. Konusunu oldukça değişik bularak aldığım bu kitaptan umduğumdan da fazlasını aldım. Hikayenin sürükleyiciliği nedeniyle bir solukta okuyup bitirmek istediğim, elimden bırakamadığım bir kitap oldu. Kitapla ilgili tek olumsuz diyebileceğim yanı, Ulviye Hanım ile Sohbet Bey'in yüzleşmesini okuyamamış olmaktır. Bir iki cümle ile geçiştirilen bu olay keşke ayrı bir bölümde bize detaylıca anlatılsaydı. Düşünmeden alıp okuyabileceğiniz harika bir eser.
Kozmik korku türünün bir müdavimi ve ilgilisi olarak okuduğum bu kitabı bitirmek için resmen çaba harcadım diyebilirim. Sarı Kral mitosundan bir dijital oyun sayesinde haberim oldu. Ancak görüyorum ki boynuz kulağı geçmiş. Kitabın ilk öyküleri en azından Sarı Kral ile ilgili ufak ipuçları ya da olaylar içerse de, sonlara gelindiğinde dönemle ilgili insanî ilişkilerin (aşk, kıskançlık, nefret vb.) anlatıldığı bir öykü kitabı hissi bırakıyor. Çevirisinden midir yoksa öykülerin akıcılıktan yoksun olması mıdır bilmiyorum, eseri bitirmekte ya da içine girmekte epey zorlandım. Okuyucular bu kitaptan bir Lovecraft ya da Poe gerginliği beklememeli.
Sarı KralRobert W. Chambers · Dorlion Yayınları · 202414 okunma
Mickey bir kahraman ya da süper insan degildir. Ortalama biridir. Herkes gibidir. Arkadaşı gibi zeki, popüler ya da atletik değildir. Sorunlarından kaçmak için kaydolduğu uzay görevi onun tek çaresidir.
Mickey 7, dili son derece basit ve anlatimi eğlenceli, film tadında bir kitaptı. İnsanın varoluşuna, bilincine, kimliğine dair derin incelemelere girmiyor kitap. Onun yerine Mickey gibi sıradan birinin bu konu hakkında fikir yürütmeye çalışmasına şahit oluyoruz.
Bilim-kurgu severler için oldukça eğlenceli ve hafif okuma yapabilecekleri güzel bir kitap.
Güzel ve akıcı bir kitaptı. Dili çok sadeydi. Yer yer Hakan Günday'ın yeralti tarzını hissettirdi. Gülümsediğim, merak ettiğim ve heyecanla okuduğum bir kitap oldu. Tavsiyedir.
Normalde çok fazla kitap incelemesi yazmam ancak bu kitap hakkında bir şeyler söylemek gerektiğini düşündüm.
Kitabı günlük hayatta çok fazla karşıma çıkmasından dolayı merak ederek aldım. Kötü bir kitap olduğunu söyleyemem. Ancak bu kötü olmama kriteri kitabın konusundan ya da konunun içeriğinden ziyade çevirinin güzel olması ve dilin çok sade kullanılmasından kaynaklı.
Düzenli ve nitelikli kitap okuyucusu bu kitabı sanıyorum oldukça basit ve sığ bulacaktır. Kitabın konusu farklı ellerde insanın varoluşuna dair bir çok sorgulamayı içerebilecekken yazarımızın elinde bir "genç edebiyatı" hissi vermekten öteye geçememiş.
Kısa ve anlaşılır basit cümleler, oldukça kısa tutulmuş bölümler, araya serpilmiş felsefe ve fiziğe dair yüzeysel sığ bilgiler ile alıntılar okuyucuya kendini zeki hissettirmek için yapılmış hissi veriyor. Kitaba hiçbir derinlik katmıyor.
Bölümlerin ve kitabın sonu da oldukça tahmin edilebilirdi.
Kitap hakkında sanırım beni en çok rahatsız eden durum, bir bölümde herhangi bir cümle/paragraf olabilecek cümlelerin/paragrafların sanki çarpıcı bir dönüm noktası gibi ayrı bir sayfada ayrı bir başlıkla verilmesiydi. Yazarın bazı bölümlerle kitap sayfa sayısını artırmaya çalıştığını ancak kağıdı israf ettiğini düşünmeden edemedim.
Bunun haricinde otobüste metroda ya da tatilde kafamı yormadan, merakla okuyarak bir kitap bitirmek istiyorum derseniz tercih edilebilir. Ama ufkunuzu genişletecek bir kitap beklentiniz olmasın.