Mickey 7; bir film izliyormuş hissi uyandıran anlatımı, temposu yüksek işleyişi, insan ırkının galaksiye yayılması, farklı varlıklarla teması, koloniler kurma, gezegenleri dünyalaştırma, klonlar üretebilme gibi bilimkurgusal unsurları etkili bir şekilde yansıtan kurgusu, mizahi diyalogları, etik ve ahlaki ikilemler, kimlik kavramı gibi olgulara göndermeleri ile keyifle okuduğum ve çok beğendiğim bir kitap oldu. Özellikle John Scalzi'nin kitaplarını anımsatan atmosferi ve kurgusu da beğendiğim yönlerinden.
Gelecekte Dünya insanlar tarafından kirletilen atmosferi,anti maddenin keşfi ile nüfusun yarısını yok eden Baloncuk Savaşı'nın çıkması, gıda üretiminin azalması gibi sebepler ile yaşam için elverişsiz bir yere dönüşmüş, gözler Galaksi'de farklı gezegenlere yönelmiş ve kolonileşme süreci başlamıştır.
Mickey Barnes, kumar borcu sebebiyle Midgard Gezegeni'nden kaçış yolları aramaktır. Buz Gezegeni Nilfheim'ı kolonileştirmek üzere yola çıkan Drahkgar Gemisi'ne "Harcanabilir" olmak üzere başvurur. Harcanabilirler bilinmeyen bir gezegeni kolonileştirme sürecinde ölüm riski taşıyan görevlere gönderilen, ölmeleri durumunda kopyalanan kişilikleri ve hafızaları ile, yeni bir bedende oluşturulan klonlardır. Çalıştığı 9 senede, 6 kez ölen ve yaşama dönen Mickey 7, kendisine ölümsüzlük olarak sunulan bu durumu sorgulasa da görevine devam eder. Bir gün, düştüğü bir mağara tünelinde ölüme terk edilir. Gezegenin yerlisi bilinçli varlıkların yardımı ile, koloni üssüne ulaşır. Ancak odasında kendisini büyük bir sürpriz beklemektedir: Mickey 8. "Aynı kolonide birden fazla Harcanabilir bulunamaz" kuralını tamamen çiğneyen bu durum; Mickey 7'nin ölümsüzlüğü sorgulamasına, kimlik kargaşası yaşamasına ve insan yaşamına elverişsiz, bilinçli ve tehlikeli varlıkların bulunduğu bir