Kozmik korku türünün bir müdavimi ve ilgilisi olarak okuduğum bu kitabı bitirmek için resmen çaba harcadım diyebilirim. Sarı Kral mitosundan bir dijital oyun sayesinde haberim oldu. Ancak görüyorum ki boynuz kulağı geçmiş. Kitabın ilk öyküleri en azından Sarı Kral ile ilgili ufak ipuçları ya da olaylar içerse de, sonlara gelindiğinde dönemle ilgili insanî ilişkilerin (aşk, kıskançlık, nefret vb.) anlatıldığı bir öykü kitabı hissi bırakıyor. Çevirisinden midir yoksa öykülerin akıcılıktan yoksun olması mıdır bilmiyorum, eseri bitirmekte ya da içine girmekte epey zorlandım. Okuyucular bu kitaptan bir Lovecraft ya da Poe gerginliği beklememeli.