O, nefsinde ve ‘aynında mevcûddur ve bi-nefsihî ‘âlim ve o eczâyı müdrikdir. Kendisinden başka her ma‘lûm ya onun kemâliy-le sûreti üzerinedir yâhûd ba‘zı sûreti üzerinedir. Bu vecihden ma‘lûmâta ‘âlim olur. Zîrâ nefsini bilmişdir.
Allâhu Te‘âlâ’yı tefekkür câ’iz değildir. Zîrâ hakîkati ta‘akkul edilemez. Zâtı hakkında i‘mâl-i fikr edenin temsîl ve teşbîhinden korkarız. Zîrâ Allâh, munzabıt ve münhasır değildir, hadd ve vasfa da girmez. Yalnız ef‘âli ve mahlûkâtı tefekkür edilir.
Bil ki insan, bir sûret üzere olmasaydı ‘ilm, ezelen kendisine ta’alluk etmezdi. Zîrâ ezelen hâdise ta’alluk eden ‘ilm hâsıl oldu ve insânın yaratıldığı sûret-i mevcûde ve kadîmeye dâ’imâ şâmil olacakdır.