• Kelam, Allah'ın zati sıfatlarındandır. Allah'ın kelamı gaybi ve ezelidir. Ezelden tertip ve telif edilmiştir, son bulmamıştır. Sahifelere düzenlenerek yazılmış kelimeler gibi her an mevcuttur. Kur'an-ı Kerim. Allah'ın her şeyi kuşatan kadim ilminde var olan bir kelamdır. "0, yanınızdaki Ummu'l-Kitab {Ana KitabLevh-i Mahfuz)dadır. Çok yücedir ve hikmet doludur. "Kur' an, Cebrail'in (Ruhu'l-Emin) Hz. Muhammed'in kalbine indirdiği ilahi kelimelerden ibarettir. İnsan oğlunun bundan ezberleyip hafızasına aldıkları da yine Kelam-ı İlahidir. Biz de ilim akıl ve hakikat ehlinin söylediğini söylüyor ve diyoruz ki; Kur'an-ı Kerim Allah'ın kadim kelamıdır. İlmi, kudreti ve bütün isimleri kadim olduğu gibi kelamı da kadimdir. İlmi mahlûk olmadığı gibi, kelamı da mahlûk değildir. Dillerinizle okuduğumuz, kulaklarımızla dinlediğimiz, aklımızda muhafaza ettiğimiz, mushaflarda yazdığımız bir kelamdır. O bu dört husustan hiç birine hulül etmemiştir. Allah'ın ilmi ve kelamının Kur'an-ı Kerim olarak nazil olması, nazil olan Kur'an'ın çeşitli görüntülere bürünmesi onun bu görüntülerle özdeşleştiği anlamına gelmez. Zira bu onun kendi içinde bir başka şekilde tezahür etmesidir; kadim bir şeyin yeni bir şekilde tezahür etmesidir. Kadim bir şeyin yeni bir şekilde tezahur etmesi ne kadimliğine ne de her türlü eksiklikten münezzeh olmasına engel değildir. Kur'anı Kerim Allah'ın ilmi ve kelamıdır. Bu, kelamın indirildiği bir suretin ruhi, akli ve hissi bir aynada görünmesinden ibarettir. Bir suretin aynadaki görüntüsü ne o sureti değiştirir ne de ona etki eder. Kaldı ki, bir suretin bir şeye hulul etmesi de suretin sahibini etkilemez.
    (Not: Cârullah, sudur teorisinin söylemlerini yansıtır sözleri söylerken o sözleri anımsatarak için bayağı çaba gösterdiğini görüyoruz)