10/10
·314 syf.··
2026 113. kitabı
Filistin'e Yahudi göçünün nasıl başlayıp, nasıl geliştiğini ayrıca siyonizmin ortaya çıkışını ve hangi amaca hizmet ettiğini ve bu göç projesine kimlerin katkıda bulunduğunu bu kitapta bulabilirsiniz. Filistin sorunu günümüze kadar ulaşan kapanmayan bir yaradır peki bu toprak parçası siyasi yönden mi, dini yönden mi bu kadar önemli belki de her iki yönden önemli sonuç olarak her iki tarafında vazgeçemediği bir Filistin var. Yahudiler'e başka ülkelerde devlet kurmaları için toprak verildi fakat bunlar ısrarla Filistin'de devlet kurabilmek için bütün yollara başvurdular. Sultan II.Abdülhamid'in tüm çabalarına rağmen Yahudiler yine de Filistin'de toprak sahibi olup buralarda koloniler kurup yerleşmişlerdir tabi ki bu kolonilerin ayakta kalabilemesi için ekonomik yönden desteğe ihtiyaçları vardı bu desteği de Baron Edmond Rothschild gibi zengin museviler tarafından buluyorlardı.
Filistin'e Musevi Göçü ve SiyonizmÖmer Tellioğlu · Kitabevi Yayınları · 201825 okunma
Kendisinde kasabayı koleradan korumak gücünü bulur.
Puan vermedi
1892'de Travnik yakınlarında Dolac'ta doğdu. Zagreb, Viyana ve Kraków'da sürdürdüğü eğitimini Graz Üniversitesi'nde verdiği "Osmanlı Yönetimindeki Bosna-Hersek'te Kültür Yaşamı" konulu doktora tezi ile tamamladı. I. Dünya Savaşı sırasında milliyetçi etkinliklerinden ötürü Avusturya-Macaristan İmpar.yetkilileri tarafından bir süre gözaltında tutuldu. Savaşı izleyen yıllarda Yugoslavya Dışişleri Bakanlığı'nda çalıştı. Budapeşte, Madrid, Cenevre ve Berlin'de dış görevlerde bulundu. 1892'de Travnik yakınlarında Dolac'ta doğdu. Zagreb, Viyana ve Kraków'da sürdürdüğü eğitimini Graz Üniversitesi'nde verdiği "Osmanlı Yönetimindeki Bosna-Hersek'te Kültür Yaşamı" konulu doktora tezi ile tamamladı. I. Dünya Savaşı sırasında milliyetçi etkinliklerinden ötürü Avusturya-Macaristan İmpar.yetkilileri tarafından bir süre gözaltında tutuldu. Savaşı izleyen yıllarda Yugoslavya Dışişleri Bakanlığı'nda çalıştı.Budapeşte, Madrid, Cenevre ve Berlin'de dış görevlerde bulundu. Yazarın en büyük özelliği kitaplarındaki olayları tarafsızlıkla anlatmasıdır. En acımasız hatta insanlık dışı sayılabilecek eylemlerde dahi yazar yalnızca olayı, o sırada insanların ne düşündüklerini ve hareketlerinin sebeplerini anlatmakta; fakat herhangi bir görüş belirtmemektedir. Hümanist olan Ivo Andrić eserinde çeşitli dinlerin ve soyların kaynaştığı bu bölgede en küçük bir din ve ırk ayrımı yapmadan, anlattığı olaylarda yer alan bütün kişilere eşit bir sevgi ve ilgi göstermiştir. İşte, ihtiyar Yelisey ile genç Mile iki kardeş gibi aynı anda, aynı yerde öldüler ve başlariyle askerî karakolu ilk süsleyen kişiler oldular. Sonraları, ayaklanma sürdükçe, karakol bu süsünden hiç yoksun kalmadı".(Syf.118) Drina köprüsü üstündeki karakoldaki Zalimce idamlar Osmanlının işini zorlaştırmış. Eskiden adı bile
Edebiyat
Drina Köprüsüİvo Andriç · İletişim Yayınevi · 20257,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
MÜSLÜMAN'IN DİYETİ- İNCELEME VE ALINTILAR
Puan vermedi·208 syf.·
2026 3. kitabı
*Can hem boğazdan gelir hem boğazdan çıkar. *Çocuğunuz bir şey istediğinde eliniz cüzdanınıza değil, vicdanınıza gitmeli. *Gümüşlüklerden kıyafetlere her türlü lüks harcama yapılır kesilecekse de boğazdan kesilir. Mutfaktan kesilen her bir kuruş sonrasında ilaç parası olarak geri döner. *Hristiyan bir tabip, Hüseyin b. Ali r.a. "Kur'an-ı Kerim'de tıpla ilgili bir şey yoktur" deyince, Hz. Hüseyin r.a." Kur'an-ı Kerim tıp ilmini yarım ayetle özetler" "Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz" ayetidir. (Araf 31) Misafir tabip bu kez de "Peygamberiniz tıpla ilgili bir şey söylemiş midir?" diye sorunca Hz. Hüseyin r.a. Peygamberimiz sav "Mide hastalıkların evidir. Perhiz ise tedavi v ilaçların başıdır. Her vücuda alışık olduğu şeyleri veriniz" buyurmuştur. *Allah Rasulu sav zamanında Sasani İmparatorluğundan bir tabip Medine'deki hastaları tedavi etmek ister. Lakin gelişin üstünden uzan zaman geçmesine rağmen kimse gelmez. Bunun üzerine Efendimiz sav. 'i yanına giderek Medine'den ayrılmak istediğini belirtir ve neden kimsenin hasta olmadığını sorar. Bunun üzerine Efendimiz sav. "Benim ashabım iyice acıkmadan yemek, Yedikleri zaman da tıka basa yemezler, daha iştahları varken sofradan kalkarlar." buyurunca Sasanili tabip "İşte sağlığın şartı budur!" der. *"Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört beş saat hiç bir şey yeme. Şifa hazımdadır. Yani kolayca hazmedeceğin miktarı ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal yemek üstüne yemek yemektir." İBNİ SİNA AVRUPADAKİ İHRİŞAMLI MASALAR Özellikle Avrupa-Osmanlı sofrası karşılaştırması bu bölümde dikkat çekici. Avrupa'da sofraların bir muhabbet, toplanma ve eğlence merasimi olarak görülmesi; her türlü israfın hat safhada olması ve ihtişamlı gösterişli sofralar yapılması. Sofrada uzun süre oturulması ve bundan dolayı da
Müslüman'ın DiyetiKemal Özer · Hayykitap · 2020858 okunma
9/10
·568 syf.··
2026 1. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 19:22
Özetle müthiş bir kitaptı. Filistin’in Osmanlı imparatorluğundan nasıl çeşitli oyunlarla komplolarla ayırmaya çalışıldığını belgelerle anlatan bir kitaptı. Anlatı sade ve akışkandı. Siyonizmi ve batıyı bu konuda tanımak için başarılı bir anlatım. Bunun dışında Filistin toprakları Osmanlı devletine bağlı bir bölgeydi ingiltere bu bölgeden Türkleri atmak için siyonistleri desteklemeye devam etti batı ise aslında yahudileri kendi topraklarında barındırmamak için Filistin’de bir Yahudi kolonisi yani siyonizmin yaşatılması esprisini destekledi. Aslında batı yahudileri sırf kendi çıkarları için maşa yaptı. Sonucunda ise Filistin’de museviler ile Araplar arasında orta yolu bulamadı. Bu bölgeden çekildi. Sonuç olarak anlaşıldı ki burada barışı her daim devam ettirecek olan Türklerdi. Ne zamanki museviler buraya hakim olucak o zaman diğer toplumlar zulüm görecekti. Kitaptaki bu kanı halen daha devam etmekte ve Gazze halkı büyük bir zulüm altında her gün yaşamaktalar. Son olarak Filistin’deki bu işgal toprak satmakla olmamıştır. Siyonistler bu topraklara girmek için ve burada tutunmak için bir çok oyun oynamıştır.
1000Kitap
Siyonizm ve Filistin SorunuMim Kemâl Öke · Timaş Yayınları · 201898 okunma
8/10
·368 syf.··
2025 77. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 18:13
İçsel dönüş, farkındalık, kişisel gelişim konuları harika ele alınmış. Musevilerin yıllardır süre gelen çektikleri acıları sıkıntıları da içinde barındıran çok güzel bir kitap. Ön yargılı davranmayın derim iyi ki okudum diyeceğiniz türden. Bazen kendinizi bulacağınız bazen başka açılardan da bakmamız geren konuların farkındalığını bize gösteriyor.Akillara kazınanı silmek kolay iş değildir. Önyargı ve yerleşik yanlış bilgiyi değiştirmek zordur. İnsan kemiklerinden vazolar yapmak, insan yağından sabun üretmek ve bundan dolayı en ufak bir vicdan azabı duymamak... Bunlar nasıl insanlardı? Yapanlar izleyenler vardı. Görenler ve duyanlar sorumlu değil mi? Aslında musevilerin dinlerine ne kadar bağlı Allah için ibadetlerini nasıl kusursuz yapıyorlar çok güzel anlatmış,mesela Museviler domuz eti yemiyorlar onlara haram. İbadet ederken telefon taşımıyorlar . Bence okunması gereken bir kitap. İbadet etmek için geldiğim bu mekanda neden hayatım tehlikede ? Neden insan dua eden birisine zarar vermek ister? Savunmasız kişilere saldırmak, onları bombalamak veya makineli tüfekle öldürmeye çalışmak hangi inanca uyar?
Vakitsiz KaybedenlerEddi Anter · Destek Yayınevi · 201779 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2025 49. kitabı
Yahudiler çok nefret edilip nasıl bu kadar zengin olmayı başardılar? Okudum, okuyacağım ve yahudilerle alakalı son kitap olmayacak. Kitap dağınık olarak yazılmış ancak yazar bir mühendis olmasından dolayı acemiliğe gelmiş olabilir yine de okunmaya değer. Kitaba bir bütün olarak baktığımızda yazarımızın odak noktası avrupa engizisyonundan kaçan bir kaç zengin musevinin, osmanlı sarayı nazarında ne kadar saygın ve aktif bir konumda olduğu ile alakalıdır. Nasıl olur da bu osmanlı tarihinde işlenmeyen bir konu halindedir bunun sorgulamalarını yapar biraz da. Bu konuda haklılık payı olabilir. Sonuçta o tarihte dünyanın krallardan sonra en zengin zatı başkente geliyor. Bunun öncesinin ve sonrasının araştırılmasını ve musevilerin çeşitli krallıklarla olan grift ilişkilerini anlatma konusunu yazar kendisine görev edinmiş. Josef Nasi nin sarayı nasıl etkilediğini anlattıktan sonra, bakın nasıl da saray nazarında itibar sahibi bir musevi şeklinde okuyucunun dikkatini cezbetmeye çalışır hali musevilerin hep var olduğu ve onların önemli kişiler olduğunu kanıtlama isteğinden doğduğu anlaşılıyor. Yazarımız bu gerçeği ortaya dökmek istiyor ve osmanlı sultanlarına saygı ile yaklaşıyor. Osmanlının Josef Nasi gibi yahudilere şarap tekelini vermesi, iltizam yada tekstilde çeşitli imtiyazlar vermesinden övgüyle bahsediyor. Ancak tuhaflıklar var. Yazarın Ester kirya bölümünde apaçık bir yanlılıkla karşılaşıyorum. Kanuni, Estar kirya ya hizmetlerinden dolayı bir ferman ile vergiden ömür boyu muaf tutuyor. bunu "kıskanan" bir takım "zevat" da isyan çıkarıp ester kiryanın başını istemiş. Hakkını arayan kitlenin isyanındaki duygusunun kıskançlıktan geldiğini ifade etmesi yazarda bir gedik açtı. Bir kişiye ömür boyu vergi muafiyeti vermek ona hediye olduğu gibi onun rakiplerine ceza değil
Endülüs’ten Osmanlı’ya Paraya Yön Veren Yahudi BankerlerAaron Nommaz · Destek Yayınları · 201916 okunma