Mussoloni
İtalyan ordusunda savaşmış bir asker,ülkesine döndüğünde kendini de hiç de zafer kazanmış gibi hissetmiyordu.İlk işi öğretmenlikti,daha sonra gazetecilik yapmıştı.Savaşta ise gururla ülkesine hizmet vermişti.Sosyalist ideolojiye gönül vermiş birisiydi.İtalya'daki sosyalist hükümet kendisinde hayal kırıklığı yaratınca,farklı politik eğilimlerdekilerin bir araya gelerek Milan'da kurdukları "Fascio di Combattimento"adlı gruba katıldı.
Sayfa 50 - Timaş·Kitabı okuyor
Tarih
Nazi Almanyası’nın yayılmacı politikasına ses çıkarmayan dünya bunun bedelini çok büyük ödedi. Avusturya’yı, ardından Çekoslovakya’yı işgal eden Hitler’e göz yumanlar Avrupa’nın kan gölüne dönmesine sebep oldular. Bu büyük hata 50 milyondan fazla insanın hayatına mal oldu. Bugün dünya yine aynı hatanın eşiğinde. Ses çıkarılmayan her yanlış geri dönülmesi imkansız olaylara sebep olacak. İki sosyopat, iki psikopat, iki katil bugün Hitler ve Mussoloni olmanın hevesinde. Umarım sonları da aynı olur.
ENRICO FERMI
1901 'de Roma'da doğan Enrico Fenni, orta halli bir İtalyan ai­lenin son çoçuğuydu. Çalışkan ve üstün yetenekleriyle dikkat çeken harika çocuk daha lise yılarında fizikçi olmayı kafaya koymuştu. 17 yaşında girdiği Piza Üniversitesi'nde 21 yaşında X ışınları üze­rine doktorasını tamamlayarak çıktı. 1938'in sonuna doğru, Nöt­ron bombardımanı yoluyla yeni radyoaktif elementler üzerine yaptığı çalışmalarla fizik ödülü kazandı. Mussoloni yönetimi Fer­mi'nin ödülü almak için İsveç'e gitmesine izin verdi. Mussoloni yönetimine karşı olan Fenni geri dönmeyerek ABD'ye sığındı. Ünlü fizikçi Albeıt Einstein'ı ABD başkanı Rosvelte mektup yol­lamaya ikna edende Fenni idi. Manhattan Projesi hazırlandığında en önemli görevlerden biri Fenniye verildi. Çalışmalarını Chicago Üniversitesi'nde sürdüren Fenni, atom pili adını verdiği ve nükleer reaktörlerin öncüsü sayılan aygıtla 1942'nin sonunda ilk deneyini başarıyla gerçekleştirdi. Artık bombaya giden ilk engel aşılmıştı.
Sayfa 81 - Bilge Karınca Yayıncılık: Birinci Baskı, İstanbul - 2024·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Faşizmin Tiyatro Yönü
Hitler, Mussoloni ve Franco'nun ortak bir özelliği, kişisel ve tümüyle karizmalarına bağlı, kendileri olmayınca yürümeyecek keyfi bir düzen kurmuş olmalarıdır. Başka bir deyişle, kendilerinden sonra da sürebilecek bir sistem ya da ideoloji getirmemeleridir. İdeoloji ya da öğretiden çok, harekettir önemli olan. Hareketin tek kaynağı da baştaki önderdir.
Sayfa 160·Kitabı okuyor
Alıntı
General Sherrill - Üç Adam (Atatürk - Roosevelt - Mussolini)
“Mussollini'nin uzun zamanlar Kemal'in hareketle­rini en büyük alâka ile takip etmiş olduğu herkesçe malûm bulunuyor. “1928’de, Milano'da Mussoloni şu şekilde beyanatta bulunuyordu: “Bugün İtalya'da bir devlet içinde iki devlet, iki hü­kümet ve iki şef mevcuttur! Ben Milano Ankara'sının ka­rarlarında seri, nizam harici, muzaffer Mustafa Ke­mal'iyim; karşımda ebedi Bizans, zayıf ve kötürüm Ro­ma İstanbul var.”
Sayfa 36
Alıntı