Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Herhangi bir şey buldunuz mu?" Konuşurken, duyulma ihtimalinden rahatsız, merdivenlerden yuları doğru baktı.
"Rutin bir takip. Yeni haber yok."
"Bu iyi, değil mi?" kapının arkasındaki zincirle oynarken, sanki çok önemli bir şey yapıyormuş gibi kaşlarını çattı. "Umut var."
Umut üzüntüden çok daha fazla yıkıcı olabilir Bunu ona söylemedim.
SONUNCU BÖLÜM
Son İtiraf
Seneler geçti, sevgili Manuel Valadares. Bugün kırk sekiz yaşımdayım ve bazen kendimi hasrete öyle kaptırıyorum ki hala çocuk olduğumu zannediyorum. Her an ortaya çıkıp bana sinema yıldızı kartları ya da misketler getireceksin sanki. Hayatın şefkatli yanını bana sen öğrettin, sevgili Portuga. Bugün çocuklara misketler ve kartlar dağıtmaya çalışan benim, çünkü şefkat olmayınca hayatın pek değeri kalmıyor. Şefkat göstermek beni bazen mutlu ediyor, bazense yanıltıyor, ki bu ikincisi daha sık oluyor.
O günlerde, yani beraber geçirdiğimiz günlerde, henüz hiç duymamıştım, uzun yıllar önce bir Budala Prens 'in gözlerinde yaşlarla bir sunağın önünde diz çöküp ikonlara sorduğu şu soruyu:
''KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARA HER ŞEYİ NEDEN ANLATMAK GEREK?''
Hakikaten de sevgili Portuga, bana her şeyi çok erken anlattılar.
Hoşça kal!