Abraham Maslow, Rollo May gibi büyük psikoterapistlerin geçmiş dönem psikoloji kuramlarının işlevsizliğini deneyimledikten sonra psikoterapide devrim olarak bekledikleri varoluşçu terapi yaklaşımının kutsal kitabı.
Yalom kitapta insan psikolojisinin kökeninde ölümsüz olma çabasının olduğunu, bunu aşmak için her bireyin kendini toplumdaki diğer insanlardan farklı ve özel olarak gördüğünü veya bir kahraman olmaya/bulmaya çalıştığını söyler. Kişilerin yaşadıkları hemen hemen bütün psikolojik sorunların kökeninde ya özel oldukları sanrisinin sarsıldığını ya kahramanlarını kaybettiklerini ya da ölümlü olduğunu kabul edememekten kaynaklandığını anlatır.
Kendi varoluşunu ve ölümsüzlüğüne obsesyonlarla, saplantılarla veya yanılgılarla götüreceğini zanneden insanların hayatta yaşadıkları travmaların, bu ölüm perdesini kaldırmaları sonrasında terapiye geldiklerini söyler. Kendini özel gören insanın hastalanması veya ağır bir hastalık geçirmesi, ölümden kendisini kurtaracak olan ve kahraman olarak gördüğü eşinden boşanan insan, sürekli temiz kalırsa hastalanmacağını düşünen ve ölümü kontrol edeceğini düşünen obsesif kişinin hastalanması bu perdelerin kalkmasına küçük bir örnek. Bu nedenle hastalarını çözebilmek için de her terapistin önce hastasını anlaması, ölüm ile arasına koyduğu yalancı kalkanı tespit etmesi ve ardından hastasına ölümlü olduğunu kabul ettirmesi ve hayatta yaşadığı kısa dönemin kendince bir anlamını keşfetmesi gerektiğini söyler. Bu konuda hastanın/insanın sorumluluk alma gücünü kazanmasını sağlamalıdır. Hasta/insan hem yaptığı hem de yapmadığı olaylardan sorumlu olduğunu ona aktarması ve bu farkındalığı kazandırmalı.
Bu doğrultuda Viktor Frankl ile benzer düşünen Yalom, Freud/Adler/Jung gibi klasik psikanalizcileri ise yerden yere vurur. Yerden yere vurma