Mustafa Karakuş

Mustafa Karakuş
@mustafakrakus
Düşman bir çevre keşfedilmesi zorunlu bir dünya ...

Mustafa Karakuş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·335 syf.·
2018 29. kitabı
Mustafa Armağan
8/10 · 4.168 okunma
Mustafa Karakuş
Guzel kitap. Daha iyilerini gördüm
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Lütfen üşenmeden okuyun !
Diyarbakır'ın bir dağ köyünde ilköğretimde görev yapan öğretmen Matematik dersinde ; – Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır? Diye öğrencilerine bir soru soruyor. Öğrenciler: – Öğretmenim çilek ne? Diyorlar. Öğretmen: – İşte çocuklar çilek. Diyor. – Biz hiç çilek yemedik. diyorlar. Bunun üzerine öğretmen pes etmiyor, oturup Bursa’daki tarım firmalarına toprak numunesi yolluyor ve diyor ki; – Bu toprakta çilek yetişir mi ? diyor. Bursa’daki firmalardan cevap geliyor. – Evet Diyarbakır şartlarında çilek yetişir. Hatta mektubun yanında çilek fideleri ve yetiştirme şeklini anlatan bir tarif yolluyorlar. Öğretmen öğrencilere okuyor nasıl yetiştirileceğini, çıkarıyor bahçeye ve diyor ki: – Bu sene size matematikten sınav yok. Öğrenciler: – E nasıl not alacağız öğretmenim? Hepsine bahçeyi kazdırıp, çilekleri diktirip, can sularını verdikten sonra her birine dörder çilek fidesi verip: – Şimdi gideceksiniz evinize anne babanıza ben size nasıl öğrettiysem sizde onlara öyle öğreteceksiniz. Çocuklar gidiyorlar evlerine hepsi anlatıyorlar ve çilekleri dikiyorlar ve öğretmen diyor ki: -Çilek mevsimi gelince getireceksiniz tabakta on tane çileğe bir not alacaksınız. Çocuklar tabaklarla getiriyorlar, çilekleri sayıyor öğretmen, eksik olanlara da tam not veriyor ve sonra diyor ki: – Çocuklar nasılmış tadı? Öğrenciler: -Valla ucunda not vardı diye yiyemedik. – Hadi bakalım yiyin. Diyor öğretmen. Çocuklar ağızlarını burunlarına bulaştıra bulaştıra yiyorlar çilekleri. Aradan iki yıl geçtikten sonra çilek girmemiş o köyün halkı şu anda Diyarbakır’ın pazarında çilek satıyorlar. Şimdi düşünüyorum da, öğretmen olmak bu işte gerçekten… Tahtada müfredat anlatmak değil… Bulunduğun yere, bulunduğun ülkeye, okula bir şeyler katmak…
Mustafa Karakuş
Ahmet serıf ızgoren
Yunus Emre
Cânlar cânını buldum bu cânum yagmâ olsun  Assı ziyândan geçdüm dükkânum yagmâ olsun  Ben benligümden geçdüm gözüm hicâbın açdum  Dost vaslına ulaşdum gümânum yagmâ olsun  Benden benligüm gitdi hep mülkümi dost tutdı  Lâ-mekân kavmi oldum mekânum yagmâ olsun  İkilikden usandum ‘ışk tonını tonandum  Derdi hânına kandum dermânum yagmâ olsun  Varlık çün sefer kıldı andan dost bize geldi  Vîrân gönül nûr toldı cihânum yagmâ olsun  Geçdüm bitmez sagınçdan usandum yaz u kışdan  Bostânlar başın buldum bostânum yagmâ olsun  Ta‘allukdan üzüşdüm ol dostdan yana uçdum  ‘Işk dîvânına düşdüm dîvânum yagmâ olsun  Yûnus ne hoş dimişsin bal u şeker yimişsin  Ballar balını buldum kovanum yagmâ olsun  Yunus Emre 
Mustafa Karakuş
Ahlâklanmak. İyi huy edinmek tahalluk . Sanmak tahminim de guman demek