Bir hisse senedi aldığınızda şirketin sahibi olursunuz. CEO’ya kadar tüm yöneticiler sizin için çalışır. Yönetim kurulu size cevap vermek zorundadır. Şirketin nakdi size aittir, iş kolları sizin mülkiyetinizdedir. Eğer şirketinizin yönetiminden hoşnut değilseniz, yöneticilerin kovulmasını, direktörlerin değiştirilmesini ya da varlıkların satılmasını talep etme hakkına sahipsiniz. Hissedarlar uyanmalıdır.
Hissedarlar tam bir fiyaskodur. Sınıf olarak ne akıllıdırlar ne de uyanık. Yönetimin yaptığı işler ne kadar başarısız olursa olsun, hissedarlar yönetimin kendilerine önerdiği şeylere tıpkı bir koyun sürüsü gibi oy verir… Ortalama bir Amerikalı hissedara akıllıca bir eylemi bağımsızca yapma konusunda ilham vermenin tek yolu, altında fişek patlatmaktır… İsa’nın Amerikalı hissedarlardan daha pratik bir işadamı gibi göründüğü şeklindeki çelişkili gerçeğe burada dikkat çekmekten kendimizi alıkoyamayacağız.
Tabii ki partilere gereksinim olduğunu biliyorum: Partiler olmadan işleyen bir demokratik sistemi henüz kimse bulamadı. Ama siyasi partiler pek de memnuniyet verici şeyler değildir. Diğer taraftan partiler olmayınca da olmaz. Bütün demokrasilerimiz halk hâkimiyetine değil, parti hâkimiyetine dayalıdır. Yani parti liderlerinin hâkimiyetindedir; çünkü bir parti ne kadar büyükse, o kadar az mutabıktır, o kadar az demokratiktir, ona oy verenlerin parti yönetimi ve parti programı üzerindeki etkileri de o kadar azdır.
Oransal temsile göre seçilmiş bir meclis veya parlamentonun, halkı ve isteklerini daha iyi yansıttığı inancı yanlıştır. Oransal temsil, halkı ve fikirlerini değil, sadece partilerin (ve propagandanın) seçim günü halk üzerindeki etkisini temsil eder. Seçim günü, hükümet etkinlikleri hakkında halk mahkemesi günü olmalıdır. Oransal temsil bunun böyle olmasını güçleştirir.
Çoğunluk bir hükümet değişikliğini arzu ettiği takdirde, devletin politik kurumları vatandaşlarına, kan dökmeksizin hükümet değişikliğini gerçekleştirmeyi mümkün kılıyorsa, o devlet politik olarak özgürdür. Daha kısa bir ifadeyle: Yöneticilerimizden kan dökmeden kurtulabiliyorsak özgürüz demektir.