“Bozkurtların Ölümü” olarak yazılan ve onun devamı olan “Bozkurtlar Diriliyor”un tamamlanmış hâli “Bozkurtlar” kitabı nehir roman niteliği taşır. Göktürk Kağanlığının varoluşundan Kür Şad’ın ölümüne kadar olan süreç ilk üç bölümde anlatılır. Bozkurtlar Diriliyor bölümünde ise İkinci Göktürk Kağanlığının kurulması ve onların verdiği mücadeleler anlatılır.
Tarihsel zemini kurgusal bir metne uyarlayan Atsız, tutsaklık ve esaretin Göktürkler üzerindeki yaptığı etkiyi ortaya koyduğu karakterler tarafından bir yeniden doğuş miti hazırlar. Baş kişisi Kür Şad belli bir ülkünün etrafında şekillenir, diğer karakterler de hemen hemen hepsi aynı durumdadır.
Eserde derin nedensellik bağları bulunur, neden-sonuç ilişkisinin tutarlı ve mantıklı kurulması eserin bana göre güçlü yönlerinden biridir. Bu yönüyle eser daha anlaşılır ve akıcı olarak devam eder.
Anlatıda olayların merkezinde Ötüken ve çevresi bulunur. Mekânın derinlemesine bir tahlili
yapılmaz, kahramanlar mekân ile ilişkiye girmez ve onu anılaştırmaz.
Zamansızlığın ezeli ve ebedi şimdisini temsil eden değerler dizgesini mitik düşüncenin harman olduğu bir mizacın arkasından anlatan yazar, geçmiş, şimdi ve gelecek üçlemesinde Türk düşün sistemini belli kalıplar çerçevesinde anlatmaya çalışır.
Eserde geçen başkaldırı kavramı Kür Şad karakteri üzerinden geçse de bireysel olmaktan öte milletin bağımsızlığını harakete geçirme amacı taşır.
Türk milletinin tarihsel ve kültürel kimliğini bizlere sunan bir eser olarak öne çıkar. Roman, baş kaldırma
teması etrafında şekillenen güçlü bir anlatı sunarak, Türk milletinin tarihsel süreçte karşılaştığı
zorluklara ve bu zorluklar karşısında gösterdiği direnişi gösterir.
Atsız’ın diğer eserlerinde olduğu gibi bu kitabını da heyecanla okuyup bitirdim. Herkesin anlayabileceği sade bir