"Ama, yumruk yiye yiye pelteye dönmüş ömrümün bu aşamasında, bir yumruk da benim atmaya hakkım yok mu? Kendimi savunmaya, minicik bir misilleme yapmaya, yeter artık demeye?"
".. ben salt bir insan olmaktan, dünyaya gelmiş olmaktan, yeryüzünde bulunmaktan neşet eden bir hüznümüz, yok yok kalp kırıklığımız, tam olarak nasıl demeli, burukluğumuz olduğunu düşünürüm. Körleşmemiş, benliğinin ve maddi dünyanın tutsağı olmayan ince ruhlar hisseder yalnız bu burukluğu."
"Hepimiz peşimizden bir mezarlığı sürükleriz. Hepimizgönlümüzde ya da aklımızda yahut bilinçaltımızda veyahutvücudumuzda bulunmayan ama bulunduğunu varsaydığımız,bir enerji alanı, mıknatısi bir şeyler olarak kıçımızın dibindegezdirdiğimiz o ilave binada bir mezarlık taşırız. Öldürür öldürüratarız insanları içine"