İskender Pala'nın kapı yayınları'ndan çıkan tarihi kurgu romanı. İçinde aşk, ayrılık, arayış, macera, İstanbul manzaraları, aşkın türlü halleri ve aşkın onlarca tanımı...
Roman I. Ahmet döneminin İstanbul'unda Sultanahmet Camii'nin temel atma töreni ile başlıyor.
İki kişiyle başlayan bir aşk kaç kişinin canını yakar? Kaç kişiyi bu hikayenin içine sürükler?
Tomak ustası Dülger Bahşı temel atma töreni için altın kazmayı taşırken gördüğü bir çift göz ile 20 yıl öncesine gider yıllar önce kaybettiği aşkı; Kaknusia. Ancak kadın onu tanımaz. Bahşı hem üzüntüsünden hem de kadının genç olmasının şaşkınlığı ile ne yapacağını bilemez. Nasıl olur da 20 yılda hiç yaşlanmazdı?
Romanda kullanılan geriye dönüş tekniği ile 20 yıl öncesine gidiyor ve Bahşı ile Kaknusia'nın kavuşamayacaklarını anladıkları için kaçmaya karar vermelerine şahit oluyoruz.
Nikahlarını kıydıktan sonra Kaknusia esir düşüp bir gemiye bindirilirken bunu öğrenen Bahşı da gemiye biniyor. Gemide türlü felaketlerin yaşanmasının ardından yalnızca Bahşı ve birkaç kişi karaya ulaşıyor. bahçe ile Kaknusia ayrı düşüyorlar. Bahşı yıllarca aşkını arıyor onun uğruna ömrünü heba ediyor. ve onu bulamamasına rağmen gemiden beraber kurtulduğu ve yanından hiç ayrılmayan ona hizmet eden ve ve onu seven kişiye bile farklı bir gözle bakmıyor. Gunala; Bahşı'yı sevdiği halde onun Kaknusia'yı aramasına yardım ediyor.
Kaknusia ise gemiden kurtulmuş ve yanında bir kadınla İstanbul yolunda bir yeniçeri ile karşılaşıyor ve kadın tek kelime konuşmayan Kaknusia'yı ona emanet ediyor. Yeniçeri Evrennik İshak ona karşılıksız yardım etmeyi kabul ediyor ancak bir süre sonra bu güzel kadına gönlünü kaptırıyor, laf çıkmasın diye de nikah kıyıyorlar. Kaknusia ise hamile olduğunu öğrendiği için nikaha karşı çıkmıyor. İshak konuşmadığı için adını