Abdullah b. Amr, hayatı boyunca sabah namazından sonra yatmamıştır. Sabah namazına kalkmakta problemi olan bizim gibi insanlar için bu sözü anlamak da zor ama oradan hayatlarımıza ayar çekeceğiz. Namazdan sonra yatmayı hoş görmezdi. Ehlini, hanımını ve çocuklarını da namazdan sonra yatırmazdı. Ve bu konuda Abdullah b. Amr şöyle demiştir: " Kalkın, ne olur kalkın! Bu vakit yatma vakti değil, ilahi tecellilere ve ilahi bereketlere muhatap olma vaktidir. Vallahi! Bu vakitlerin bereketi insana cennet kazandırtır. " [Ebú Nuaym, Hilyetu'l-Evliyâ, I, 288]
Abdullah b. Amr ilmi sadece insanlara aktarmak için öğrenmedi. Onu yaşamak için öğrendi. Bugünün dünyasındaki insanlar olarak en ciddi sıkıntılarımızdan biri de bu. Çok biliyor, az yaşıyoruz.
Hz. Muhammed (sas): "Sizin en hayırlınız, görüldüğü (bakıldığı) zaman aziz ve celil olan Allah'ı hatırlatanınızdır."
"Sizin en şerliniz, birbirini seven dostların arasını bozan, tertemiz insanlarda ayıplar arayan, olmayan özelliklerle başkalarına yakıştırmalar yapandır." [Ebû Nuaym, Hilyetu'l-Evliyâ, I, 284, 285]
"Allah'ım! Senden sarsılmaz bir iman, tükenmez bir nimet ve ebedi cennet bahçelerini, yükseklerin en yükseklerinde Resûlün Muhammed'e yoldaşlık etmeyi niyaz ediyorum." [Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I, 454]