Simyacı - Paulo Coelho: "Bir kere olan bir daha asla tekrarlanmaz. Amma ve lakin iki kere olan mutlaka üçüncü defa da olacaktır."
Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini: "Sonuçta mutlaka dünya kazanır. Düzen böyle..."
Reklam
Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz. "
“Düşünerek çıkılmıyor ki, çıkılsa çıkmıştık. Çıkılsa mutlaka çıkardık.”
1000Kitap
Ey zâhir u pinhân olan 'âşık seni bulsa n'ola 'Âlemlere sultân olan sâdık seni bulsa n'ola Gökçek cemâlin gizleyen 'uşşâkı hayretde koyan Ey "semme vechullâh" diyen 'âşık seni bulsa n'ola Mi'râc'a edüp da'veti viren Habîb'e vuslatı Tâlibden alsan gafleti 'âşık seni bulsa n'ola Kimi sıfata irgüren kimini zâta irgüren Bakî hayâta irgüren 'âşık seni bulsa n'ola Eyle Hüdâyî’ye 'atâ geçir kamûdan mutlakâ Bulsun bekâ-ender-bekâ sâdık seni bulsa n'ola Azîz Mahmûd Hüdâyî Kuddise Sırruh
Filistin, asırlar boyunca peygamberlerin iz bıraktığı, medeniyetlerin kavşak noktasında yükselen mübarek bir belde olmuştur. Lâkin bu aziz topraklar, tarih boyunca nice istilalara, nice zulümlere ve nice gözyaşlarına da şahitlik etmiştir. Bilhassa 1948’den sonra başlayan işgal, hicret ve mahrumiyet yılları; milyonlarca Filistinlinin yüreğinde silinmez yaralar açmıştır. Evler yıkılmış, yurtlar terk edilmeye zorlanmış, nesiller sürgünün ve hasretin gölgesinde büyümüştür. Ancak bütün bu acılara rağmen Filistin halkı, toprağına, kimliğine ve inancına sımsıkı sarılmaktan vazgeçmemiştir. Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksâ’nın gölgesinde yaşananlar, yalnızca bir toprak meselesi değildir; aynı zamanda bir haysiyet, bir tarih ve bir iman meselesidir. Yıllar boyunca süren savaşlar, kuşatmalar ve türlü baskılar, Filistin halkını yıldırmak yerine sabrını ve dirayetini daha da kuvvetlendirmiştir. Çünkü onlar bilirler ki zulüm ne kadar uzun sürerse sürsün, hakikat güneşi bir gün mutlaka doğacaktır. Bugün Filistin’de çocuklar korkunun gölgesinde büyüyor, anneler evlatları için endişeyle dua ediyor, yaşlılar ise bir ömürdür hasret kaldıkları huzuru bekliyor. Fakat bütün bunlara rağmen Filistin halkı, imanını, vakarını ve ümidini muhafaza etmeye devam etmektedir. Onların hikâyesi yalnızca bir mazlumiyet destanı değil; aynı zamanda sabrın, direnişin ve adalet uğruna verilen mücadelenin destanıdır. Filistin’in davası, yalnızca bir milletin davası değil; vicdan sahibi her insanın omuzlarında taşıması gereken bir emanet meselesidir. Zira zulüm karşısında sessiz kalmak, mazlumun feryadını duymamak demektir. Tarih şahittir ki hak er ya da geç galip gelir; geriye ise zalimlerin değil, sabredenlerin ve hakkı haykıranların izleri kalır.
Filistin
Reklam
Reklam