Yusuf Suresi şunu anlatır: "Bugün ağlayan, yarın mutlaka gülecek." Allah'a Güven
Allah imtihan etti, sabrını zorladı ama; her sessizliğine bir hikmet, her bekleyişine gizli bir müjde sakladı. Düştüğün yerde seni bırakmadı; elinden tutan görünmez bir rahmetle yeniden ayağa kaldırdı. Yorulduğun anlarda kalbine ferahlık, karardığını sandığın gecelere umut serpti. Bazen kapıları kapattı ki sana daha hayırlı olanı açsın diye, bazen geciktirdi ki olgunlaşasın diye. Gözünden akanı da içine attığın sızıyı da bildi; hiçbirini karşılıksız bırakmadı. Sabrettin, sustun, bekledin ve her sabrın katında kıymet buldu. Çünkü O kulunu darda bırakmaz; imtihanın ardından mutlaka bir genişlik yaratır. Şimdi kalbini diri tut, umudunu kaybetme; geciken her güzellik vaktini bekleyen bir lütuftur. Dualarını eksik etme; göğe yükselen hiçbir niyaz cevapsız kalmaz. Unutma, Allah en doğru zamanda en hayırlı şekilde verendir; yeter ki O’na güvenmekten vazgeçme.. ❄️
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
​Bilal: Özgürlüğün Sesi (Bilal: A New Breed of Hero)
​Bu harika animasyon filmini izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Şu an YouTube'da sadece İngilizce versiyonu var; maalesef Türkçe dublajı bulunmuyor. Ben zamanında bir siteden Türkçe dublajlı izlemiştim ama şu an hangi site olduğunu hatırlayamıyorum. İslam tarihinin en güçlü figürlerinden birinin kölelikten özgürlüğe uzanan destansı hikayesini muazzam bir görsel kaliteyle anlatmışlar. Kitap sayfalarında aradığımız o insan onurunu, eşitlik ve adalet mücadelesini ekrana taşıyan bu eşsiz yapımı sizlerin de izlemesini şiddetle tavsiye ediyorum. Listenize mutlaka ekleyin derim. 🍀🌼🌹 ~~~~ 🎞️ Merak edenler için YouTube linki: https://youtu.be/LF07MlChBMs?si=4ktWcKQtl9lJP2I9 🎬✨
İnsanım...
Ben beni benden korursam insanım, Verdiğim sözde durursa insanım. Bastığım her yer sırattır mutlaka Şaşmadan doğru yürürsem insanım... ~ Abdurrahim Karakoç
Bilinç düzeyi ve altında yatan daha nicesi...
​Yıl 2015-2017 arası, lise yıllarım. Öğle aralarında vazgeçilmezimiz döner, ama asıl favorim şehrimizin o eşsiz lezzeti: Tantuni. "Çift lavaş, acılı ve maydanozlu lütfen!" ​Yanımda en yakın arkadaşım... Tuzlu ya da acılı yediğinde midesi ağrıyor. Onun canı yanmasın diye her seferinde dikkat ediyor, onu sevgiyle ikaz ediyorum. Öğle aralarında edilen o tatlı sohbetler... Ve tüm bunların arasından sıyrılıp, yıllar sonra bugünüme bile yön veren, zihnimde yer etmiş küçücük bir detay. ​Şimdilerde bana ailenin önemini derinden hissettiren bir detay bu. Ailenin çocuğuna gösterdiği özen; bir annenin çocuğu için hazırladığı yemek, bir babanın evladına ayırdığı zaman ve ona kattığı her bir değer... Meğer tüm bunlar çocuğun kendisine bakışını, hayatı yaşayışını, kendisiyle kurduğu bağı ve dış dünyadaki tutumlardan nasıl etkileneceğini biçimlendiriyormuş. ​Evet, mesele bir domates. Annem evde salata yaparken, domatesin sapını çıkardıktan sonra kalan o sert, yeşil kısmı mutlaka keser, öyle doğrardı. O gün sırada tantunimi beklerken, dürümün arasına konulacak domateslerde o yeşil kısmın öylece bırakıldığını fark ettim. O yaşların getirdiği çocuksu bir hassasiyetle, bunu kendime yapılmış bir "saygısızlık" gibi hissettim. Tantunici abiye döndüm; belki biraz sitem, biraz da kızgınlıkla, "Domatesin bu kısmını keser misiniz? O kısmın olmaması gerekiyor, neden böyle doğradınız?" deyiverdim. ​Bugün geriye dönüp baktığımda mesele elbette sadece domatesin sapı, üzümün çöpü değil. İnsan ailesinde sevgiyi ve özeni gördükçe; öz değeri, sevgiyi alma ve verme biçimi de ona göre şekilleniyor. Kendini konumlandırdığı yeri, toplumun ona karşı davranışlarını, hep ailesinin aynasından yansıyan o ölçütlerle değerlendiriyor. ​Bir domates hikayesi işte... Ama yıllar boyu benimleydi, muhtemelen hep de
Ermeni zulmü
Ruslar Erzurum'u işgal etmiş olmalarına karşı, kendilerinden emin değillerdi. Türklerin esarete boyun eğmeyeceklerini ve Türk Ordusu'nun mutlaka bir gün geleceğini kestiriyor o yüzden ili çevreleyen dağlarda tahkimat ve yollar yaptırıyorlardı. Selahattin Turgay Daloğlu
Kitap Alıntısı