Zamanı Durdurmanın Yolları
Puan vermedi·320 syf.··
2026 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 08:10
"Kaç ömür gerek, yaşamayı öğrenmek için?" sorusunun peşinden giden roman, akıcı dili ve felsefi altyapısıyla benim için harika bir deneyimdi. Matt Haig, melankoliyi umutla harmanlamayı çok iyi biliyor. Eğer hem sürükleyici bir hikaye okumak hem de hayatı, zamanı ve sevmeyi yeniden sorgulamak istiyorsanız mutlaka listenize ekleyin.
Düşünce
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,1bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 4084. kitabı
Elime aldığımda klasik bir polisiye okuyacağımı düşünmüştüm ama beklediğimden çok daha fazlasını buldum. Hem akıcı hem de alt metni güçlü bir hikâyeydi. Sayfalar neredeyse kendiliğinden aktı diyebilirim. Palomino’nun öldürülmesiyle başlayan soruşturma, iki zıt karakterin –Lituma ve Yüzbaşı Silva’nın– diyalogları üzerinden ilerliyor. Aralarındaki atışmalar, mizahi anlar ve sorgulamalar kitabı canlı tutuyor. Özellikle Silva’nın karakteri bana çok gerçekçi geldi; hem ciddi hem de yer yer komik hâliyle hikâyeye ayrı bir tat katıyor. Ama kitap sadece bir cinayetin peşinden gitmiyor. Peru’daki sınıf ayrımını, güç ilişkilerini ve ordunun dokunulmaz görülen yapısını da sorguluyor. Olay çözülürken aslında toplumun karanlık yüzü de açığa çıkıyor. Bu yönüyle polisiye kurgunun ötesine geçiyor. Dili sade ve net. Gereksiz uzatmalar yok, tempo hiç düşmüyor. Merak duygusu son sayfaya kadar korunuyor. Ben okurken hem “katil kim?” sorusunun peşinden gittim hem de arka plandaki sosyal eleştiriyi düşündüm. Kısacası, hem sürükleyici hem düşündüren bir kitap. Polisiye sevenler için zaten keyifli olacaktır ama toplumsal yönü güçlü romanlardan hoşlananlar da mutlaka sevecektir. Benim için akıp giden ama etkisi kalan bir okuma oldu.
Palomino Molero'yu Kim ÖldürdüMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 1991199 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·128 syf.··
2026 34. kitabı
Bazı zamanlar hangimiz çok uzaklara gidip buralardan uzaklaşma isteği içerisine girmedik ki? Tanımış olduğumuz insanlar, yaşadığımız talihsizlikler, mecbur kalışlarımız ister istemez hepimizi bu duruma itmiştir. Rousseau da hayatının son zamanlarına yaklaşırken aynı duygular içerisine girip böyle güçlü, akıcı, etkileyici bir eser bırakmış. Ömrü yetseydi belki bu kitaba daha neler eklerdi fakat ne yazık ki sonunu yazamamış. Geziler adı altında bölümlere ayırmasından dolayı eksik kalmış diyemeyiz tabii ki de. Yalnızlığa mecbur bırakılmış olmasıyla birlikte tek başına hayatının eğlencesini aramaya çalışırken kendini doğaya vermesiyle hayat bulan biri. Öyle ki insanlara nefretini bile yakıştırmayacak kadar kendini de seven... Kimi zaman dile getirmek istediklerimi söylemesiyle beni daha da etkisi altına alan her cümlesinin derinliğinde boğulduğum ve kendimi bulduğum ne kadar da doğru dediğim bu satırları okumak çok keyifliydi benim için. "Halbuki istemeseler de onları severdim, sevgimden ancak insanlıktan çıkarak kurtuldular." En etkili alıntılardan bir tanesiydi şüphesiz. Mutlaka tekrar okuyacağım.
Yalnız Gezerin DüşleriJean-Jacques Rousseau · Zeplin Kitap Yayınları · 20195bin okunma
9/10
·528 syf.··
2026 95. kitabı
ELİZABETH HELEN~ALTINLA DOKUNMUŞ~ Selam.Bugün sizlere ilkini çok severek okuduğum #briarincanavarları serisinin ikinci kitabı #altınladokunmuş ile geldim.İlk kitabın final sahnesinden sonra ikinci kitapta neler olacağını aşırı merak ediyordum ve merakım fazlasıyla karşılandı.Evet ilk kitabı çok sevmiştim ama ikinci kitap resmen zirve yapmış.Sırların bir kısmının ortaya çıktığı,olayların durulmadığı,aşkın zirve yaptığı bir kitap olmuştu.İlk kitapta evreni tanırken ikinci kitapta karakterlerimizi daha iyi tanıyoruz.Özellikle bu kitapta Rosalina’nın kendini tanıması,daha çok güçlenmesi ve emin adımlar atmasını okumak güzeldi.Ve bu kitapta dört lanetlenmiş prensten en çok Sonbahar prensinin güçlenmesini ve hakkında ki sırları açığa kavuşturduk.Naif kişiliğinin evrim geçirişi ve kendini buluşu güzeldi.İlk kitapta favori prensim olan Keldarion’a fazlaca kızmış olsamda hala fav prensim.Ama o eş bağını neden kabul etmediğini hala net bir şekilde çözemedik ki bu da bizi merakta bırakıyor.Sırrını merak ettiğim bir diğer kişi kitabın kötü adamı Dikenlikler prensi Caspian ama sanırım üçüncü kitapta sırrını çözeceğiz.Ve kitabın o savaş sahnelerine de bayıldım.Çok gerçekçi bir evrendi.Revers harem ve fantastik kurguyu bir arada severler bu seriyi mutlaka okumalı.uyarımı da yapayım. İkinci kitabın sonunda Rosalina’nın Keldarion’un eşi olduğunu öğrenmiştik ama Prens bu bağı kabul etmiyor ve Rosalina’yı güvenliği için geldiği yere geri gönderip geçiş kapısını da kapatıyor.Ama bizim kızımız prenslerine o kadar bağlanmıştır ki hiç usanmadan geri dönüş yolunu aramaktadır ve babası da ona yardım eder.Sonunda bir şekilde Ezyrn ile iletişime geçer ve Dayton ve Farron’un da desteği ile geri dönmeyi başarır.Ama bu durumdan Keldarion hiç memnun değildir ve hala Rosalina ile bağ kurmamakta
Altınla DokunmuşElizabeth Helen · Sonsuz Kitap · 202622 okunma
Bir Nergis Tufanı Kitap Yorumum
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 02:30
Bazı insanlar fırtınadan kaçmaz, bazılarıysa fırtınanın ta kendisidir..." ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere uzun zamandır videolarını görüp aşırı merak ettiğim, "Türkler dark romance yazamaz." diyenleri şaşkına çevirecek o kitapla geldim! ‎ ‎ Ceylin Petrikor'dan Bir Nergis Tufanı 1: Nefret ile sizlerleyim. ‎ ‎Nergis Tanyeli, anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiş genç bir kadın. Hayatta ona kalan tek ailesi ise lösemiyle savaşan küçük kardeşi Sena... Sena'nın durumu her geçen gün ağırlaşırken, tedavi için gereken para da giderek daha büyük bir sorun hâline geliyor. ‎ ‎Nergis ise kardeşini kurtarabilmek için iki arkadaşıyla birlikte oldukça tehlikeli bir yola başvuruyor. Evli erkekleri kandırıp dolandırarak para toplamaya çalışıyorlar. Ancak bu yöntem hem uzun sürüyor hem de Sena'nın bekleyecek zamanı yok. Tam da bu sırada arkadaşlarından birinin ortaya attığı "Tefeciden borç alalım." fikriyle hayatları tamamen değişiyor. Çünkü bazen bir insanın hayatını altüst etmesi için tek bir cümle yeterlidir... ‎ ‎Karşımıza çıkan isim ise Tufan Ali Uluhan... ‎ ‎Muğla'nın ünlü gece kulüplerinden birinin sahibi olan Tufan, aynı zamanda Türkiye'deki tefecilerin başında bulunan, karanlık, ürkütücü ve son derece tehlikeli bir adam. Takıntıları, saplantıları, kendi kuralları ve şeytani zekâsıyla gerçekten unutulmaz bir karakter. ‎ ‎Nergis, Tufan'ın karşısına çıkıp borç istediğinde aslında ikisinin de hayatı geri dönülmez şekilde değişiyor. Çünkü Nergis, Tufan'ın yıllardır nefret ettiği düşmanının ölen eşine tıpatıp benzemektedir. İşte o anda Tufan için yeni bir oyun başlıyor... ‎ ‎Tufan parayı veriyor ama yalnızca bir haftalık süre tanıyor. Elbette Nergis'in bu parayı ödeyemeyeceğini biliyor. Çünkü onun amacı para değil... ‎ ‎Ve işte tam burada konuyu
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202663 okunma
Gözlerini Kapat ve O Çiftliği Düşün...
9/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 00:00
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda bitmezler; yıllar geçer, okuduğunuz onca olay zihninizde silikleşir ama o kitabın içinizde bıraktığı o ağır his, boğazınızdaki o düğüm yerinden milim oynamaz. Fareler ve İnsanlar, benim için tam olarak böyle bir eserdi. Okuyalı çok uzun zaman oldu ama o nehir kenarındaki son sahnenin zihnimdeki yankısı hiç susmuyor. Steinbeck, kısacık bir metnin içine koskoca bir insanlık dramını, yoksulluğu ve tutunma çabasını sığdırmış. George ve Lennie’nin hikayesi, aslında hepimizin içindeki o "ait olma" ve "güvende hissetme" arzusunun bir yansıması. George’un o tükenmiş ama bir o kadar da sadık ruhu... Ve Lennie... Bedenine hapsolmuş o çocuksu saflığı, ne kadar istese de dünyaya ayak uyduramayışı, dokunduğu her şeyi istemeden kırması... İkisinin o küçücük çiftlik ve tavşanlar üzerine kurduğu hayal, aslında acımasız ve soğuk bir dünyada insanın kendi elleriyle yaktığı cılız bir ısınma ateşinden farksız. Kitaptaki yalnızlık sadece fiziksel değil, ruhsal bir çürüme gibi işlenmiş. Candy’nin yaşlı köpeğiyle olan trajik bağı, Crooks’un itildiği o karanlık oda, Curley’nin karısının dikkat çekme çabasının altındaki o derin sevilme açlığı... Herkes o kadar yalnız, o kadar çaresiz ki; birbirlerine dokunmaya çalıştıklarında bile birbirlerini kanatıyorlar. Dönemin ve düzenin o acımasız çarkı, saf olan hiçbir şeye yaşama hakkı tanımıyor. "İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur." Peki tüm bu acıdan, bu yıkımdan geriye ne kalıyor? Bu kitabın bize vermek istediği asıl ders nedir? Kitaptan Çıkarılması Gereken Ders: Dünya, planlarımızın ve iyi niyetlerimizin her zaman işe yaramayacağı kadar sert bir yerdir; en masum hayaller bile (insanların ve farelerin en iyi planları) hayatın rastgeleliği karşısında paramparça olabilir. Ancak
İnceleme
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma