Hayat, getirdiği tüm belirsizlikler ve risklerle güzel.
Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım. Oğuz Atay Hayatı kötü yaşama korkusuyla o kadar çok erteliyoruz ki geriye dönüp baktığımızda aslında hiç yaşamadığımızı fark ediyoruz. Hayat, getirdiği tüm belirsizlikler ve risklerle güzel. Bırakın attığınız adımlar kusursuz olmasın. Ama o adımlarda mutlaka sizin cesaretiniz olsun.
1000Kitap
Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin, Yolları zorlu ve dik olsa da. Kanatları sizi sardığı zaman, ona teslim olun Tüyleri arasına gizlenmiş kılıç sizi yaralayacak olsa da. Aşk,sizinle konuştuğu zaman ona inanın.Bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgarı gibi darmadağın etse de düşlerinizi,sesiyle.. Çünkü aşk,hem taç olur başınıza hem çarmıha gerer sizi.Hem besler büyütür hem de budar sizi. Yücelerinize tırmanıp okşar sever güneşte titreyen en körpe dallarınızı, İnip sonra aşağı, sarsar toprağa tutunmuş köklerinizi mısır demetleri gibi derer aşk sizi. Harman yerinde dövüp çırılçıplak bırakır. Kabuklarınızı elemek için kalburdan geçirir. Apak edinceye kadar öğütür sizi. Yumuşayana kadar yoğurur Ve sonra sizi atar kutsal ateşine, Tanrı’nın kutsal şölenine kutsal ekmek olasınız diye. Aşk bütün bunları, yüreğinizin sırlarına ermeniz ve bu bilgiyle Hayat’ın yüreğinin bir parçası olabilmeniz için yapacaktır. Fakat eğer korkularınız içinde, sadece aşkın huzurunu ve hazzını aramaksa muradınız, O zaman çıplaklığınızı örtüp aşkın döven yerinden çıkın daha iyi, Girin güleceğiniz ama doyasıya gülemeyeceğiniz, ağlayacağınız ama bütün gözyaşlarınızı dökemeyeceğiniz o mevsimsiz dünyaya. Kendinden başka bir şey vermez aşk ve kendinden başkasından almaz. Ne sahip olur aşk ne de kendine sahip olunsun ister. Çünkü aşka aşk yeter. Sevdiğiniz zaman “Tanrı yüreğimde” değil, “Ben Tanrı’nın yüreğindeyim” demelisiniz. Ve aşka rota çizebileceğinizi sanmayın. Çünkü sizi layık bulursa eğer rotanızı aşk çizer. Aşkın kendini tamama erdirmekten başka bir tutkusu yoktur. Fakat âşıksanız ve tutkularınız olacaksa mutlaka, şunlar olsun tutkularınız: Erimek ve akan bir dere olmak ezgisini geceye söyleyen. Tanımak aşırı muhabbetin sızısını. Yaralanmak kendi aşk idrakinizle; Ve kan ağlamak isteyerek ve
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İyi geceler "Her gecenin ardından mutlaka bir sabah doğar." ✨
1000k
Aşk diye bir şey var Biraz erken, biraz geç Mutlaka var, ama yanlış ama doğru Mutlaka var.
Ah’lar Ağacı
Bir ilaç içsem bari diye düşündüm, Biraz kolonya sürünsem, Ferahlasam, pencereyi açsam. Şöyle bir şey yazdım sonra: Yağmur, çamurlu bir elbise dikiyor şehre Sıkılıyoruz hepimiz bu çamurlu giysinin içinde. Berbattı, Bir şiire böyle başlanmazdı. İç ses diye söylendim, Ardından Yıldırım Gürses... Aptal aptal güldüm bir de buna. Ayşecik vazoyu kırıyor Ve ‘tamir et bakalım’ diyordu babasına. Yapıştırsam da parçalarını hayatımın Su sızdırıyordu çatlaklarından. Karnabahar kızartmıyordu asla Başrolde kadınlar. Güçlü bir el silkeledi beni sonra Sanırım Tanrı’nın eliydi. Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan. Binlerce yeşil gözü olan bir zeytin ağacı gibi, Çok şey görmüşüm gibi, Ve çok şey geçmiş gibi başımdan, Ah...dedim sonra Ah! İç ses, diye söylendim Çocukken şöyle dua ederdim Tanrı’ya: Tanrım bana hiç erimeyen, Kırmızı bir bonbon şekeri yolla. Eski tül perdelerden gelinlik biçerdik Kardeşimle kendimize durmadan,
Mutlaka okumalısın dediğiniz kitaplar hangisii bana kitap önerebilir misiniz?