Cennet’i özlememe sebep olan bir nimet de orada her türlü yorgunluğun sona erecek olması.. Rûhu, kalbi, aklı, nefsi, bedeni.. hepsinin üzerine bir ölüm gibi yüklenen o yorgun ağırlıktan kurtulmak, ebedî bir dinginliğe, istirâhate, huzura kavuşmak… Dünyânın bütün kederleri, ıstırapları, hüzünleri, acıları ve yüklerinden, anlatılamayan dertlerinden sonsuz bir mutluluğa ve saadete ulaşmak..
Bizden hüznü gideren Allah’a hamd olsun!, derler. Doğrusu bizim Rabb’imiz, (günâhları çok bağışlayan) Ğafûr ve (karşılığı bol veren) Şekûr’dur. O ki lütfuyla bizi dâima kalıcı olduğumuz yurda yerleştirdi. Bize orada ne bir yorgunluk ne de bir cefâ dokunur.Fâtır: 34-35
Ve şu âyeti kalbinin en derinine kadar götürüp bırak.. Onlara, orada hiçbir yorgunluk yoktur. Ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir. Hicr: 48
Ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir…
Müjdele yâ Rabbi..