" Filozoflar, 'İnsan, yaratılışı itibarıyla medenidir.' demişlerdir. Yani o, insani mutluluğa ulaşmak için, birçok kişinin bulunduğu bir şehirde yaşamak zorundadır. Yaratılış itibarıyla ve zorunlu olarak her insan bir diğerine muhtaçtır. Bu yüzden o, insanlarla iyi ilişkiler kurmak ve onları içten sevmek zorundadır. Çünkü insanlar onun özünü ve insanlığını tamamlıyorlar; o da ötekiler için aynı şeyi yapıyor. "
Epikürcü mutluluk öğretisini özetleyen dört ilaç;
birinci ilaç, tanrılara yakarmamaktır
ikinci ilaç, ölümden korkmayın
üçüncü ilaç, ağrılara dayanmak kolaydır
dördüncü ilaç, mutluluğa ulaşmak kolaydır.
Çünkü konuşma yetisine sahip olup konuşmayan insan, doğanın davranışını taklit edebildiği halde doğaya karşı sağır davranan insan, içinde mutluluğa ulaşmak için tüm erdemlere sahipken bunları kullanmayan insan, toplumsal bir varlık olduğunu bile bile kendini toplumsal yaşamın dışına iten insan, hakiki insan değildir; ya insandan daha alt bir varlıktır, örneğin bir bitki ya da hayvandır ya da tanrıdır.
Kalıci mutluluğa,yalnızca verimli ve kendilerine kesin amaçlar belirlemis kişilerin ulaşabilecegine inandıgı halde,başarı ve kazanimlarla zenginlestirilmiş bir yaşama ulaşmak icin huzuru feda etmenin zorunlu olmadigıni da biliyordu.
"Nefs-i raziyye: Nefsin sevgiliye kavuşmak dolayısıyla her bakımdan mutluluğa erdiği, kendini gerçekleştirdiği ve kendisinden razı olduğu, kalp ile bütünleştiği basamaktır."