“Bazı insanlar hayatına ders vermek için girer, bazıları ise iz bırakmak için.” “En derin yaralar görünmeyenlerdir.” “Sessizlik bazen en güçlü cevaptır.” “İnsan en çok da hayal kırıklığına uğradığı yerde büyür.” “Kalbini yoran herkesi değil, sana huzur verenleri yanında tut.” “Geçmiş değişmez ama geleceğin yönü değişebilir.” “Bir gülüş bazen bin kelimeden daha fazlasını anlatır.” “Sabır, en zor zamanların en güçlü silahıdır.” “Kendini bulmanın yolu bazen kaybolmaktan geçer.” “Hayat, cesaret edenlere en güzel kapılarını açar.” “İyi insanlar kaybetmez, sadece kimin değerli olduğunu öğrenir.” “Bazı vedalar yeni başlangıçların habercisidir.” “Güçlü olmak, hiç düşmemek değil; her düştüğünde ayağa kalkmaktır.” “Kalbinin sesini susturma, o seni doğru yere götürür.” “Mutluluk sahip olduklarını fark ettiğinde başlar.” “Her gece biter, her karanlığın ardından bir sabah doğar.” “İnsan en çok kendine verdiği sözleri tutunca değişir.” “Kırılmış olmak, yeniden parlayamayacağın anlamına gelmez.” “Bazı yollar yalnız yürünür ama en güzel manzaralar oradadır.” “Racon; güçlü görünmek değil, doğru olanı yapabilmektir.”
Alıntı
kötü günlerin hafızası
İnsanlar neden kötü olayları iyi olaylardan daha çok hatırlar biliyor musun Nisera? Belki de bunun cevabı düşündüğümüz yerde değildir. Belki mesele kötü şeylerin daha ağır olması da değildir. Çünkü insan hayatına dönüp baktığında en çok acı çeken anlarını değil, en çok değiştiği anları hatırlar. Ve ne gariptir ki değişim çoğu zaman mutluluktan değil, kayıplardan doğar. Hiç kimse çok sevildiği bir günü oturup saatlerce düşünmez. Ama eksik bırakıldığı bir geceyi yıllarca içinde taşır. Çünkü sevgi insanı olduğu yerde bırakır bazen, acı ise onu hareket etmeye zorlar. İnsan en çok canının yandığı yerde kendisiyle karşılaşır. Düşünsene... Çocukluğundan kalan en parlak anıları hatırlamaya çalış. Muhtemelen tek bir güne ait değillerdir. Güneşli bir öğleden sonra, bir kahkaha, bir sokak, bir koku... Hepsi birbirine karışmıştır. Çünkü mutluluk yaşanırken zamanın içine karışır. Ama canını yakan bir günü hatırladığında her şey yerli yerindedir. Hava nasıldı, hangi şarkı çalıyordu, ne giymiştin, ne hissetmiştin... Çünkü insan acıyı yaşarken ilk kez zamanın farkına varır. Belki de bu yüzden kötü anılar daha net değildir aslında; sadece ruhumuz onlara daha uzun süre bakmıştır. Ama bence asıl sebep başka bir şey. İnsan mutlu olduğu anlarda dünyaya inanır Nisera. Her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu düşünür. Bu yüzden mutluluk zihinde bir soru bırakmaz. Oysa kötü olaylar insanın dünyayla yaptığı anlaşmayı bozar. Güvendiğin biri gider, olmayacağını düşündüğün bir şey olur, sonsuza kadar süreceğini sandığın bir duygu biter. İşte o zaman zihnin durup aynı yere tekrar tekrar dönmeye başlar. Çünkü yaşanan şeyi değil, yıkılan inancı anlamaya çalışıyordur. İnsan eski sevgilisini unutamadığını sanır mesela. Oysa çoğu zaman unutamadığı şey o kişi değildir. O kişinin yanında kurduğu
Reklam
Kalbini temiz tutanların hikayesi, er ya da geç her zaman en güzel ve mutlu sonla biter
İnsanin Acısını, İnsan Alır ( Yanındayım Diyerek )
İyileşmek İçin İnsanın İnsana İhtiyacı Vardır, Çünkü En Derin Yaraları Yine Bir Başkasının Şefkati Sarar. ​Nefes Almak Bazen Yük Gibi Geldiğinde, Bir İnsanın İçten Gülümsemesi Tüm Acıları Hafifletir. ​Sessiz Çığlıklarımızı Sadece Yüreğiyle Dinleyenler Dindirir, İnsan Acının İlacı Yine İnsandır. ​Acıyı Paylaşarak Küçülten, Sevinci Paylaşarak Çoğaltan Tek Varlık İnsandır. ​Ne Kadar Kaçarsan Kaç, İnsanın Acısını Dindirecek Olan Şifa Yine Başka Bir İnsanın Merhametinde Saklıdır. ​Izdıraplar Paylaşıldıkça Eriyen Bir Buz Gibidir. İnsan, İnsanın Yoldaşı Olunca Acı Diner. ​Nakış Nakış İşlenen Acılar, Bir Dostun Uzattığı El İle Huzura Kavuşur. ​Acı İnsanın Kaderiyse, Dermanı Da Yine Bir İnsanın Kalbindedir. ​Can Yandığında İlk Sığınılacak Liman, Başka Bir İnsanın Sıcaklığıdır. ​Irmak Gibi Akan Gözyaşlarını, Sadece Anlayan Bir İnsanın Varlığı Kurutur. ​Sabırla Beklenen Huzur, Bir İnsanın "Yanındayım" Demesiyle Başlar. ​Işık Olur Bir İnsan, Karanlıkta Kalan Acıların Üzerine Doğar. ​Niyet Her Şeydir; Acıyı Paylaşmak İsteyen İnsan, Şifaya Vesiledir. ​Issız Kalmasın Hiç Kimse, Çünkü İnsanın Acısını Ancak Bir İnsan Alır. ​İnsan, İnsanın Aynasıdır. Kendi Acını Gören, Başkasınınkine De Şifa Olur.
Duygu ve Düşünce
​Ahir Zamanda İnsan Kalmak ​Ahir zamandayız, Ve bu yüzden sahici olan her şey daha kıymetli. Bir selamın içi doluysa, bir ömre bedel; Bir dostun gözü gerçekten bakıyorsa, bütün karanlığı deler. ​Güvenip sevdiklerine dikkat et, evet. Ama korkudan değil, özenle dikkat et. Çünkü kapını da kalbini de herkese açmak zorunda değilsin; Sana iyi gelenlere ardına kadar açman yeterli. ​Zaman, insanı oynayanların değil, İnsan kalmayı seçenlerin zamanı. Ve onlar az gibi görünse de, Bir araya geldiklerinde çağı değiştirirler. ​Sen yine de iyiliğe cömert ol. Maskeler düşer, roller biter; Geriye sadece merhametle bakan gözler ve tutulan sözler kalır. Sen onlardan ol ki, dünya seninle çoğalsın, rüyalar hakikat olsun.. ___ /Güven Taşdemir
Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hamiledir kainat.Yıllardır bozbulanık suları yudumladım, Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları, Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.Hasretin alev alev içime bir an düştü, Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü, Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde, Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü.İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin, Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla, Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin, Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla, Evlerin arasına dikilir yeşil bayrak, Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak.Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım, Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı, Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım.Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü, Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü, Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe, Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü.Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden, Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına, Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden, Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına, Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin, Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin.Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım, Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış mazide, Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım.Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü, Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü, Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin,
Reklam
Reklam