Evlendikten sonra duyulan aşk da biter elbette, ama onun yerini mutluluk alır. Buna rağmen bazı aceleci budalalar evlenmeden önce âşık olup yana yana bütün aşkı tüketirler. Niye? Çünkü hayatta en büyük amacı aşk sanırlar.
Alıntı
Acıklı filmlerden pek hoşlanmazdı Nakıp Ali. Bu yüzden, bazı yer­li filmlerin sonlarını keserdi. Diyelim, oğlanla kız nice beladan sonra kavuştular, birbirlerine sarıldılar. Herkes tam oh çekeceği sırada kötü adam çıkıyor ortaya; oğlanı da, kızı da vuruyor ... Nakıp Ali atardı makası. Oğlanla kız birbirlerine sarılınca "Son" yazardı perdede; film biter, seyir­ciler de mutluluk içinde evlerine giderlerdi. "Tahsin Bey," demişti bir gün babama, "hiç yabancı filmi kesiyor muyum! Onların acıklısı bile bir başka. Bunlar zırvalık. İyi bir bok olsa kes­mem. Millet zaten sıkılıyor, bir de ben mi içlerini karartayım!"
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Reklam
İlkel avlanma tekniğidir, düşmeyin bu tuzaklara
Aşk evlilikten sonra gelir unutma: Evlenmeden önce alevlenen aşk yangını evlilikle söner ve geriye boş ve kederli bir yangın yeri kalır. Evlendikten sonra duyulan aşk da biter elbette, ama onun yerini mutluluk alır.
Sayfa 221·Kitabı okudu
Filmlerin sonunda yazar ya... The end! Film biter ama yaşam sürer. Mutluluk da yaşamla beraber sürüp gider mi, bilemeyiz. Devamı sinemalarımızda...
“Aşk, evlilikten sonra gelir. Unutma: Evlenmeden önce alevlenen aşk yangını evlilikle söner ve geriye boş ve kederli bir yangın yeri kalır. Evlendikten sonra duyulan aşk da biter elbette, ama onun yerini mutluluk alır. Buna rağmen bazı aceleci budalalar evlenmeden önce âşık olup yana yana bütün aşkı tüketirler. Niye? Çünkü hayatta en büyük amacı aşk sanırlar.”
Sayfa 208·Kitabı okudu
Alıntı
Bir çocuk için en acı durum…
Oradaki kadınlar benimle ilgilenir, sorular sorar, başımı okşar, beni ne kadar beğendiklerini söylerlerdi. Ama bunların hepsi bir oyundu. Oradan çıkınca arabaya biner binmez oyun biter, anneannem o mutluluk maskesini çıkarır, ben orada yokmuşum gibi davranırdı. Ben yanlış bir şey mi yaptım diye sık sık dönüp ona bakar, bazen de ‘Bana aferin dediler, beni beğendiler di mi anne?’diye sorardım çünkü benim en önemli görevim, daha doğrusu varlık sebebim aferin alabilmekti. O da hiç yüzüme bakmadan başıyla beni onaylardı.”
Sayfa 180 - Doğan kitap
Alıntı
Reklam
Reklam