Ünlü çift boşandı
Ve tekrar barıştı. Burak Bulut ve Eda Sakız çifti boşandı ve tekrar barışıp evlenme kararı aldılar. Kendi şahsi görüşüm şu ünlüler parayı nereye harcayacağını bilmiyor. Ünlü çifte mutluluklar dilerim.♥️😘
Kırıldı kalem..
Kalemimi kırdım sevgilim, Kalbimi kırdığın gibi tam orta yerinden, Sana aşk ile yazdığım cümleler, Sözler, şiirler.. Patır kütür döküldü gözlerimden, Onunda sesimi duymadın değil mi? Beni kırdığında çıkan kalbimin feryadını duymadığın gibi.. İntihar gibi bu aşka veda etmek.. Fısıltılar saplanıyor beynime, dilimin ucunda mermi gibi duran.. Kalemimi kırdım sevgilim kafama sıkmadan.. Kalemini kırdım sevgilim, Sana yazılmış ne varsa hece hece söküldü ciğerimden .. Nasıl bir acı sanki cımbızla çekiliyor sinir hücrelerim yerinden, Bir harf düşüveriyor sonra, avuçlarımın ortasından, Yer yarılıp, yerin içine girercesine, ömrümden ömür gidiyor.. Sana hoşçakal demekten.. Kalemimizi kırdım sevgilim, Yarım yamalak cümleler kuramam ben bilirsin, Artık damarlarımdan akan dinmeyen bir mürekkepsin , Güller açmaz, çiçekler kokmaz, kelebekler uçmaz şiirlerimde benim, Kanar durur satırlarım artık inceden ince, Mümkünatı yok artık birleşmez bizli olan hiçbir hece, Senli benliyiz bundan sonra, sen yoluna, ben sayfalarıma, Sen yeni bir hikaye yaz kalan yarım kalemle, ben hikayeme seninle koydum nokta.. Kırdım kalemimizi sevgilim.. Bir Ömür mutluluklar dilerim.. Ruhefza1i..
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ne zaman biraz yüzüm gülse, hayat sanki alacağını tahsil etmeye gelir. Hep böyle olmuştur benim hikâyemde. Mutluluk bana uzun süre misafir kalmaz. Tam içime sindiğini sandığım anda, hayat kapımı çalar ve bir şeyler eksiltir benden. Eylül dün yüzüm çok güldü. Uykusuzluktan bitkin düşmüştüm. Birkaç saatlik uykuyla ayaktaydım ama buna rağmen mutluydum. Akşamında, artık sana sarılmayacağım dedi, Onun gözyaşı dökmesini ben pek sevemedim, Mutluluktan ağlamış olsa bile gözyaşlarını silerim. İçim dayanmıyor çünkü gözünde yaş görmeye, Hele sabaha kadar ağladığını düşünmek buna hiç dayanamıyorum. Defalarca rica ettiğim halde ne olur, küs uyumayalım artık, küs uyanmayalım şu sabahlara diye, dediğini yaptı, sarılmadan yattı. Sabah gelip sarıldı, Elleriyle kahve yaptı, Beş on dakika da olsa baş başa oturduk. Belki çok kısa bir zamandı ama bana yetmişti. İçim de dışım da mutlulukla dolmuştu. Yüzümden okunuyordu. Kendimi spor salonuna attım. Keyifle spor yaptım. Spor salonun işletmecisi, abi çok keyiflisin izledim valla sıkı spor yaptın dedi. Güldüm, aynen keyifliyim dedim. Üstüne bir fincanda o kahve ikram etti beş on dakika güldük.
Bir askerin mektubu hjghh
## Mektup Selamın Aleyküm Ey benim sağlam değerli bazen kederli bazen yürekli canlar yarısı Hamiş Ortası keklik yumurtası kızlar düşmanı kardeşim Arkadaşım Satırıma başlamadan önce kalbinin derin köşesinden Gül yaprağı Şisasından yeni açmış Güler Gibi şeker yemiş diler gibi kız oğlana mendil sallar gibi incitmeden Ellerinden sıkarım kardeşim Gelelim hal ve hatırına mektubun üç beş köşesinden yazması benden okuması senden olsun kardeşim Nasılsın iyisin iyi olmanı Seni beni kızlardaki o güzel bedeni Gemideki yelkeni Uçaktaki Dümeni Dünyadaki olup biteni Asker ocağında Hasret çekeni canlı Cansız örneği kızı Tarladaki kızı Duvardaki sazı Havadaki yıldızları Sandıktaki bezi Aklındaki kızı yaradana Allahtan duacıyım Sende beni Soracak olursan "Ne Sen sor ne ben Söyleyim Ben bu günlerde Biraz Hastayım Öyle bir derde düştüm ki We Sen Sor We ben Söyleyim Geçen Gün doktora Gitim Bana şu ilaçları yazdı ve ben burada bulmadım Sen bulursan bana gönder ilaçları yazıyorum 60-Eşek Arısı 99-Ermeni karısı 160-yumurta sarısı 20-mısır darısı 80-Tekel birası 20-cingene karısı 50-kilo Amasya Elması 5-Şişe kaynak 10-tane manyak oynağım Oynak kiraz gibi dudak Elma gibi yanak bunları Hepsini bir kaba koy içinde 50-kg. Tuz 5-kg-muz 10-Tane maydanoz 10-tane kız derdime Derman olacak 60-günde kaynat 20-gün Soğut 10-günde oynat Şu Güzel Adresimle gönder. Hele tepede değirmenci Topkapıda Hamamcı Merziponda Havacı Afyonda kaymakçı Amasyada Elmacı Antepde fıstıkçı Diyarbakırda karpuzcu karlavada yoldaşcı Hatayda ESRArCı Mardinde kaçakçı istanbulda üçkağıtçı izmirde Torbacı Urfada çift köfteci Erzurumda Mafyacı Allah Allah Allahım sen bana Acı galiba Adresim yanlışsa Eğer bu Adaresde 31. günde gelmese bu Adrese gönder Giti gelmez Alayı Dağıldı Toplamaz Tabura Hababam bölüğü Araşilem Takımı Boş
iletinizde yazılanın nerede, hangi kitapta yazdığına referans verecek bir kaynağınız var mı? varsa paylaşır mısınız? yoksa iletinizi internetten görüp içeriği hakkında bilginiz olmadan mı paylaştınız? örneğin; x.com/KomutanBergusi/... ikinci olarak; iletinizde yazan cümlenin doğru olduğunu kabul etsek dahi bunda yanlış olan nedir? inananlarınca son hak dini kabul edilen islamiyetin kutsal kitabı olan kuranda da yahudilerin kutsal kitabı olan tevrattan alıntı vardır.. örneğin; tevrat tekvin (yaradılış) 2-16 - 've rab allah, adama emredip dedi: bahçenin her ağacından istediğin gibi ye; -tevrat tekvin (yaradılış) 2-17- 'fakat iyilik ve kötülüğü bilme ağacından yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin günde mutlaka ölürsün.' ( bible.com/tr/bible/2028/G... ) kuranı kerim, bakara suresi-35 - 'ey adem! sen ve eşin cennette oturun, orada istediğiniz yerden rahatça yiyip için ve şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz.' dedik. ( kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-s... ) konuyu israiliyata getirip merkezden uzaklaşacak şeyler yazmak istemem ancak şunu diyeyim; kendilerinin dost edinilmesi yasaklanan kavim (maide 51) olan yahudilerin kutsal kitabından içerisinde bölümler bulunan kuranı kerimde bu bölümlerin yer almasının nedeni olarak kuranı kerimin tevratın değiştirilmemiş iyi, güzel bölümlerini aldığını savunanların görüşüne benzer olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün de -eğer bu iddia doğruysa- yahudi atasözünü iyi, güzel olduğu için söylediğini düşünmemizde bir sakınca var mıdır? bence yoktur.. (bu dediğim üzerinden din, kutsal kitap ile Mustafa Kemal Atatürk'ü ve onun sözünü bir tuttuğumu düşünenlere/düşünecek olanlara da kıt akıllarıyla mutluluklar dilerim..) son olarak;
Gönderi kullanım dışı
"İNCİ" Bayılacağım
14. BÖLÜM 🌹 İnci 🌹 Başımı ellerimin arasına hapseden ağır sessizliğin içinde, zamanın çoktan hükmünü yitirdiği bir boşlukta asılı kalmıştım. Saate bakmıyordum; dakikalar mı geçmişti yoksa asırlar mı, bilmiyordum. Gözlerim yerdeki soluk desenlere takılıp kalmıştı ama zihnim, yoğun bakımın soğuk, metalik kapılarının ardında dolaşıyordu. Göğüs kafesim sanki daralmış, kalbim içine sığmaz olmuştu. Her kapı açılışında ruhum yerinden fırlıyor, sonra o kapı kapandığında tekrar aynı umutsuz sessizliğe gömülüyordum. Kendi içimdeki bu sağır edici gürültüde kaybolmuşken, bir ses yırtıp geçti karanlığı. "Günaydın." Başımı hızla kaldırdım. Serkan oradaydı. Sabahın çiğ ışığı altında, tam karşımda dikilmiş, bakışlarını yüzüme mühürlemişti. Bir an için gördüğümün bir hayal mi yoksa gerçek mi olduğunu ayırt etmekte zorlandım. Bakışlarım onunkilere değdiğinde boğazıma koca bir yumru oturdu, yutkunamadım. Öyle tükenmiştim ki, kemiklerime kadar sızan yorgunluk kelimelerimi de çalmıştı sanki. Ama o, beni öyle bir dikkatle, öyle derin bir şefkatle inceliyordu ki; sanki ruhumun röntgenini çekiyor, tek bir kelimeme ihtiyaç duymadan içimdeki yangını görüyordu. “Sen… yine geldin,” diyebildim. “Elimden başka ne gelirdi ki?” dedi, sesi bir kadife gibi yumuşaktı. Yanıma yaklaşıp kolundaki saate kısa, endişeli bir bakış fırlattı. “Herhangi bir gelişme yok sanırım. Henüz görüşmen için çok erken. Kesin bir şey de yememişsindir sen... Şimdi doğruca odana gidiyoruz. Güzelce kahvaltını yapacaksın, sonra buraya tertemiz bir zihinle tekrar döneceğiz.” İtiraz etmek için dudaklarımı araladım, "Gidemem," diyecek oldum ama izin vermedi. Parmakları elimi kavradığında, teninden tenime akan kararlı sıcaklık karşısında nutkum tutuldu. Beni neredeyse sürüklercesine, ama bir o
1000Kitap