Bazen bir kelime kuruyorum, sonra o kelime benden çıkıp başkasının içine yerleşiyor gibi geliyor. Sanki ben yazmıyorum da içimde bir yer konuşuyor ve ben sadece kalemi tutuyorum.
İnsan tuhaf bir varlık; hem kırılıyor hem de kırdığından cümle kuruyor. Ben de o kırıklıklardan süs yapmayı öğrendim. Her cümlem biraz iz, biraz izinsiz girilmiş duygu gibi.
Ve şunu fark ettim: Bazı insanlar sadece okumuyor… hissediyor. Ve hissettiğinde, o cümle artık benim olmaktan çıkıyor, ikimizin arasına yerleşiyor.
Eğer sen de buraya kadar geldinse, bil ki bu satırlar sadece yazılmadı; bir yerlerde karşılık bulması için bırakıldı. Çünkü bazı kelimeler okunmak için değil, “anlaşılmak için” kurulur.
Ve belki de en önemlisi şu:
Ben yazarken yalnız değilim.
Okuyan biri oldukça, bu kelimeler yaşamaya devam ediyor. A.ka