Sanki hiçbirimiz, kanamaktan usandığımız bir sivilcenin üstüne bir parça kâğıt mendil bastırmamışız gibi davranıyoruz.
Oysa bu, sadece yüzeydeki bir müdahale. Kanamayı durdurur belki ama sebebi ortadan kaldırmaz.
Sivilceyi tetikleyen şeyleri tüketmemek bir çözüm olabilir, evet.
Ama asıl mesele çoğu zaman ciltte değil, zihinde başlar. Vücut, zihnin sustuğu yerde konuşur. Bastırılan stres, ifade edilmeyen öfke, görmezden gelinen yorgunluk... hepsi bir yol bulur kendine.
Daha ciddi bir çözüm mü? Seni içten içe tüketen şeylerle temasını azaltmak. Her "katlanıyorum" dediğin şey, aslında biraz daha derine itilen bir yük. Ve o yük, bir gün mutlaka kendini gösterir-bazen bir sivilce olarak, bazen bir duruş olarak.
Unutma:
iyileşmek, üstünü kapatmak değil; neden kanadığını dürüstçe görebilmektir A. Ka