Ben seninle sevgilim Mutsuz ama bahtiyardım
+Mutsuz görünüyorsun. -Canımı sıkan bir yerdeyim. +Neresi? -dünya.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hâlâ yalnız mısın? -Sadece özgür Peki mutsuz? -Sadece alışmış Peki ya aşık? -Sadece eksik Peki ya sen, hâlâ bekliyor musun? -Beklemek, şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız Peki ya umut? -Umut şimdi hiç görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız...
Yol ne kadar virajlı olursa olsun VAZGEÇME...
Hayat her zaman karşımıza dümdüz yollar çıkarmıyor. Benim yolum da fazlasıyla engebeli, virajlı ve sabır sınayıcıydı. En büyük hayalim, o minik kalplere dokunabilmek, çocukların dünyasında iz bırakabilmek, yani Okul Öncesi Öğretmeni olabilmekti. İlk yılımda elimden gelen her şeyi yaptım. Sınav bittiğinde sonuç beklediğim gibi gelmedi. İlk büyük hayal kırıklığımı o zaman yaşadım ama pes etmedim. 'Bir yılımı daha feda ederim ama hayalimden vazgeçmem' diyerek mezuna kaldım. İkinci yılımda, o masanın başında geçirdiğim ayların mükafatı olarak istediğim puanı aldım. Tam 'Her şey bitti, nihayet başarıyorum' derken, hayatın getirdiği bazı mecburiyetler, elimde olmayan sebepler ve engeller yüzünden kendimi hiç ait hissetmediğim, hayallerimle uzaktan yakından alakası olmayan bambaşka bir üniversitede bambaşka bir bölümde buldum. O bölümde geçirdiğim yarım dönem, hayatımın en büyük iç hesaplaşmasıydı. Her sabah o istemediğim amfilere yürürken içimden bir ses hep aynı şeyi fısıldıyordu: 'Senin yerin burası değil. Sen çocukların kahramanı olacaksın, o sınıflarda olmalısın.' Düzenimi kurmuşken, bir üniversiteye yerleşmişken her şeyi arkamda bırakıp sıfırdan başlamak deli cesaretiydi belki de. Etrafımdaki insanların şaşkın bakışlarına, 'Zaten bir bölüm kazanmışsın, ne gerek var maceraya?' diyen seslerine kulak tıkamak zorundaydım. Yarım dönemin sonunda bir karar vermem gerekiyordu. Ya bana sunulan bu hazır ama mutsuz hayatı kabul edip sineye çekecektim ya da kurulu düzenimi, her şeyimi arkamda bırakıp bilinmeze doğru bir kez daha savaşacaktım. İçimdeki o sese güvendim, kurulu düzenimi bıraktım ve yeniden o ağır YKS kitaplarının karşısına oturdum. Kolay mıydı? Asla kolay değildi. Herkes çoktan yolunu çizmişken, akranlarım üniversite hayatının tadını çıkarırken benim yeniden aynı
Doğal Dopamin: Bir amaca hizmet eder ve öncesinde çaba gerektirir. Spor yapmak, zor bir projeyi tamamlamak, yeni bir beceri öğrenmek veya kitap okumak gibi aktivitelerle salgılanır. Beyin, "Çalıştın ve hak ettin" mesajı alır. Yapay Dopamin: Emek harcamadan ödüle ulaşma hilesidir. Sosyal medyada ekranı yukarı kaydırmak (scrolling), abur cubur tüketmek, bilgisayar oyunları, kumar veya pornografi gibi aktivitelerle tetiklenir. Sıfır çaba ile anlık haz Sunar Doğal Dopamin: Yavaş yavaş yükselir ve dengeli bir seviyede kalır. Etkisi geçtikten sonra sizi derin bir boşluğa düşürmez, aksine kalıcı bir tatmin ve huzur duygusu (serotonin ve endorfin desteğiyle) bırakır Yapay Dopamin: Beyinde anlık ve devasa bir patlama (spike) yaratır. Ancak bu hızla zirveye çıkan haz, aynı hızla yere çakılır (dopamin çöküşü). Kişi eylemi bıraktığı an eskisinden daha mutsuz, sıkılmış ve boşlukta hisseder Beyindeki Tolerans ve Bağımlılık RiskiDoğal Dopamin: Beynin ödül sistemini yormaz. Kararında salgılandığı için reseptörler zarar görmez, sonraki günlerde de normal aktivitelerden zevk almaya devam edersiniz.Yapay Dopamin: Beyin, aşırı ve yoğun yapay dopamin bombardımanına maruz kaldığında kendini korumak için dopamin reseptörlerini kapatır (tolerans geliştirir). Sonuç olarak hayattaki normal ve küçük şeylerden (örneğin yürüyüş yapmak, ders çalışmak) zevk alamaz hale gelirsiniz; çünkü artık beyninizin haz eşiği çok yükselmiştir
Gözlerimi unutma şair onlarda var...
Yalnız şiirlerim var Önceden belli olmayan Mutlu veya mutsuz günlerim var, Başkaca bir ne varım, Bır de susmuş sözlerim var, Mısralardan konuşan... Sezai Atay