Uzun süre acı çeken ve çabaladığı halde bundan kurtulamayan bir insan, çilesini yönetmek için biraz o acıyı kabullenir, biraz da acılara karşı hissizleşmeye başlar. Acıyı sınırlamak İçin acı eşiğini yükselttikçe yaşama sevincini de kaybeder. Böylelikle, o insanın duygusal renkleri solar, zevk yelpazesi daralır.
Eğer sürekli geçmişimize bakarak yaşamamız istenseydi, gözlerimiz ensemizde olurdu!
Geçmişteki başarsızlıklarımızın sürekli gözümüzün önünde olması gerekseydi, şakaklarımızda dikiz aynası olurdu!
Akıl her şeyden üstün olmasaydı, vücuttaki en üst noktaya beyin konmazdı!