tam olarak beklediğim şeyler yoktu açıkçası, lucy gray konusunun gizem olarak kalması ise hoşuma gitmedi. çünkü snow’u snow yapan son olay olan lucy gray’in kaybının mantıklı bir açıklaması yok. snow sadece kendi kafasından bir şeyler düşündü ve böyle birine dönüştü. bir olaylar zincirinin bardağı taşıran son damlası gibi değil. lucy gray’in gerçekten ne yaptığını öğrenmeyi çok istedim. snow ihanete uğrayıp mıntıklardaki herkesin aynı olduğunu düşünseydi daha mantıklı olurdu gibi. şimdi ise snow’un aslında her zaman snow olduğunu, her zaman böyle bir karakterinin olduğunu ve değişmediğini sadece bunu açığa çıkartacak bir yer bulduğunu düşünüyorum. belki de zaten amaç buydu. aslında kendi doğasını çıkarmasıydı, başından beri böyle bir karakter olduğunu göstermekti. değişmemişti. yine de bu seriye veda ederken bir şeylerin gizemini koruması hoşuma gitmedi.
açlık oyunlarında açlık oyunlarına dair çok az şeyin olması da hoşuma gitmedi. üstün körü anlatılmış bir oyun vardı ortada. asıl merak ettiğimiz önemli şeyler geçiştirilmişti. snow’un büyümesi, yaşadığı aşamalar. kitapta sayfalarca söylenen şarkı sözleri yerine belki bu kısımlar biraz daha açılabilirdi.
çok üzülerek beklentimin altında kaldığını söyleyeceğim kitabın.