Çöküntü devirlerinde iki çeşit insan meydana çıkıyor. Namussuzlarla namuslular… İki tarafta da boğuşma büyük bir şiddetle, açıktan yürüyor. Hele önce vatandaş, sonra insan olunması gereken dehşetli sıralarda faziletle alçaklığın boğuşması kadar korkunç muharebe yok. Muharebede düşman karşıdadır.üniformalıdır. Az da olsa, çok da olsa bir zaman sonra önemi kalmaz. Kaçarsın, kovalarsın… Anında ölenler, yaralananlar olur. Ama hep ileriye bakmanın bir rahatlığı vardır. Oysa esir bir şehirde dost kim, düşman kim, bilinmez!
Bir milletin kadınları erkeklerle aynı safta dövüşe girerlerse o milleti yenmek hiç mümkün mü? En ilkel insan topluluklarında bu böyleyken zamanla nasıl unutulmuş? Hep erkek budalalığı… Hangi memlekette erkekler kadın yardımını küçük görmüşlerse, o memleket mahvolmuştur.