“Eserde olaylardan çok düşünceler ön plandadır. Roman, karakterlerin diyalogları aracılığıyla okuru yaşam, özgürlük ve anlam üzerine düşünmeye davet eder.
Eserin baş kahramanı Aleksi Zorba, bir yaşam rehberi gibidir; ancak aslında böyle bir iddiası yoktur. Yaşama dair düşüncelerini mutlak doğrular olarak sunmaz. Aksine, yol arkadaşı aracılığıyla bu düşünceleri farklı açılardan sorgular ve yeniden değerlendirir.
Zorba’nın yaşamla kurduğu ilişki, bir sonuca ulaşmaktan çok yaşamın kendisini anlamaya çalışmaktır. Bu yüzden onun arayışı, yaşı ilerlese de hiç tükenmeyecekmiş gibi hissedilir.”