Ben çok güzel söylerim; hiç çekinmem. En fazla reddeder. Ki reddedilmek diye bir şey yoktur; insanların seçimi vardır ve sen ona hitap eden biri değilsindir. Bu reddediliş kişisel algılanacak bir durum değildir… Sen efendice ve edeplice meramını arz edersen, karşındaki de ayı, eşek değilse şayet kibarca düşünmediğini söyleyip teşekkür eder. Bazıları da ayağının altına köz değmiş gibi hoplayıp zıplıyor; gören de kümesine dadandık zannedecek. İstemiyorsan istemezsin, bu ne çirkeflik. Sen hiç medeniyet tarlasından geçmedin mi? Var böyle kendini bir halt zanneden sözüm ona kadınlar… Neyse ben öyle saçmalıklar yapmam; çekinmeyin lütfen😂😂
Kimse sana aşık olmadığı halde neden öyle imiş gibi davrandığını söylemez, aklını kullanırsan sadece sen bilirsin…
(- 2026 çağındayız abla buralara gelme 😅
Tam tersi, içi boş ve külfetli evlilikler bir çeşit hastalıktır, ayrıca topluma da hasta birey yetiştiren bir suç örgütüdür 😅
Tabi gerçek sevgi ve saygıyı evlilikle gören de bir nevi cennettedir, o zaman evet hasta olmaz ama bu çok nadir bence :)
Sen...
geceye bıraktığım en derin cümlesin, Herkes geçip giderken ben sana dönüp duruyorum içimde. Bir kitap gibi değil.. basucumda duran huzur gibisin. Ne zaman yorulsam kalbimi açıp sana sığinıyorum.
Ne mutlu başucu huzuruna artık yorulup sığınmaya ihtiyaç duymayacağın için… netice de yeni kitaplara yolculuk açmanın getirisi eskiyi rafa kaldırmaktır, bir zamanlar huzur kokan kitapların eskidi muamelesi görmesi acı ama gerçek… nice sığındığımız sahte duyguların yanında gerçek olan eski kitaplara vefasızlığımızın yanında birde suçu kitaplarda buluruz, okundun ve bittim der gibi, onların hakkı artık eski bir raf değil sonsuz bir kayboluş olmalı…